Dr. Mustafa TORUN
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Öğretmenler Günü Mü?

Öğretmenler Günü Mü?

Öğretmenler Günü! Gerçekten öğretmenlerimiz ne halde? Eğitimdeki büyük sorunlar ve öğretmenlerin mücadelesi üzerine düşündüren bir yazı.

featured
24 Kasım, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1928 yılında Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür.

Bugün yine Öğretmenler Günü…

Daha önce yazdığım bir yazıyı güncelleyerek sizlerle paylaşıyorum. Umarım bir gün bu güzel günü gerçek anlamıyla kutlayabiliriz.

“İnsanların çoğu kendileri değil başkalarıdır. Düşünceleri başkalarının düşünceleridir. Yaşamları başkalarını taklittir. Tutkuları ise alıntılardır. Şimdilerde insanlar öz benliklerinden korkuyorlar.”
Oscar Wilde

Çelişkilerle Dolu Bir Eğitim Düzeni

  • Atanamayan bir öğretmen talebini dile getirdiğinde, Bakan kulağını kaşıdı.
  • Anayasa Mahkemesi’nden karar çıkmadan, “Kariyer Basamakları” sınavı yapıldı.
  • Öğretmenlere bu sınavda alanları dışındaki sorular soruldu.
  • Uzman Öğretmenlik sınavına başvuru yaptılar, ama sınav giriş belgeleri çıkmıyor!

Yukarıdaki başlıklar, eğitim sistemimizdeki sorunları özetliyor. Bu başlıkları, “24 Kasım Öğretmenler Günü” üzerine bir yazı kaleme alırken konunun anahtar noktaları olarak gördüm.

Osmanlı’dan Günümüze Eğitim

Osmanlı Maarif Nazırlarından (Milli Eğitim Bakanı) Emrullah Efendi’ye atfedilen şu söz, bugün hala geçerliliğini koruyor:
“Şu okullar olmasa Milli Eğitimi ne güzel idare ederdim!”

Günümüzde okulların içinde bulunduğu durumu açıklamaya gerek var mı? Eğitim adeta “yoğun bakımda.” Bu durum, ne yazık ki Milli Eğitim’in iyi yönetilemediğini düşündürüyor.

Eğitim ve Sağlık: Birbirinden Ayrılmaz İki Kavram

Eğitim ve öğretim birçok unsurdan oluşur: Öğretmenler, öğrenciler, veliler, müfredat, ekonomik ve sosyal koşullar. Bu unsurların her biri eğitim sisteminin temel taşlarıdır.

Eğitim ve sağlık, birbirinden ayrılmaz iki kavramdır. İkisi de toplumsal kalkınmanın vazgeçilmez unsurlarıdır. Ancak, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra getirilen serbest piyasa ekonomisi ve neoliberal politikalar, bu iki temel kavramı birer ticari meta haline dönüştürmüştür.

24 Kasım’ın Anlamı ve Çelişkisi

24 Kasım, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1928 yılında Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür. Ancak, 1981 yılında 12 Eylül askeri darbesinin ardından Öğretmenler Günü olarak ilan edilmiştir.

Bugünü tamamen reddetmek doğru olmayabilir, ancak içeriğini sorgulamak gerekir. 12 Eylül’ün neoliberal politikaları, eğitimi paralı hale getirerek yoksul halkın çocuklarının eğitimine büyük zarar vermiştir. Bugün parasız yatılı okulların kapanmasının ve öğretmenlik mesleğinin itibar kaybetmesinin temel nedeni bu politikalardır.

Eğitimin Niteliği ve Öğretmenlerin Rolü

“Bir çocuğun en büyük şansı, iyi bir öğretmene denk gelmesidir” sözü üzerinde düşünmeliyiz. Tüm çocuklar iyi bir öğretmeni hak eder. Ancak, eğitimin niteliğini artırmak için öğretmenlerin sorgulayan, araştıran ve özgür bireyler yetiştirme misyonunu benimsemeleri gerekir.

Yakın zamanda bir eğitim yetkilisi, “Biz okumamış ve cahil kesimin ferasetine güveniyoruz” demişti. Bu söz, eğitimin nasıl bir çıkmazda olduğunu açıkça gösteriyor.

Muallimlik Özlemimiz

Öğretmenlerimizin tekrar “muallim” olma niteliğine kavuşmasını dileriz. Muallimler, toplumsal faydayı ön planda tutan, halkla bütünleşen eğitimcilerdi. Onların yeniden bu misyonu üstlenmesi, özgür ve sorgulayan bireyler yetiştirme hedefimize katkı sağlayacaktır.

Kutlama mı, Mücadele mi?

Eğitim üretim içindir!
Eğitim ve sağlık doğuştan kazanılmış haklardır, alınıp satılamaz!
Yaşasın öğretmenlerin şanlı direnişi!

Bu vesileyle, ülkemizde toplum hekimliğinin mimarı Prof. Dr. Nusret Fişek’i sevgi ve saygıyla anıyorum. İyi ki öğrencisi olmuşuz.

Öğretmenler Günü Mü?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter