Cemal Özel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Babek ve Hürremi Hareketi

Babek ve Hürremi Hareketi

Ermeni kökenli Sehl ibn-Sunbat onu Afşin’e ihbar etmiş, yakalanıp 838 yılında Samarra’da önce elleri kesilmiş, sonra idam edilmiştir.

featured

Arap-İslam tarihinde en çok korkulan: Bir zamanlar yaptıkları ile işgalci Abbasi iktidarını sarsan ve bu yüzden onları korkutup, bin bir türlü önlem almaya iten Hürremi hareketin meşhur ve yiğit lideri Bâbek’ten başkası değildir.
Hürremiler; Xorrami Persi, خرمدینان, Türkçesiyle Hürremiler; ‘’hoş, memnun olmak-oldum’’ demek olup, kanuni olarak eşit, aynı düzeyde olma ve aynı zamanda Erdebil yakınlarında bir yer-bölgenin adıdır. Hurremi ise; ‘’güzel dine mensup’’ anlamına gelmektedir.

Babek Hürremi: Hürrem, Mazdek dininin kurucusu Mazdek’in kızıdır.

Hürrem, Mazdek dininin kurucusu Mazdek’in kızıdır. Kimi kaynaklarda Mazdek’in karısı diye de geçmektedir. Kanımca bu iddia doğru değildir. Mazdek ve yönetici yandaşları Sasaniler döneminde toplantı için saraya davet edilmiş, burada kendilerine tuzak kurularak katledilmiştir. Bir önceki Mazdek yazımda bundan bahsettiğimden burada bir daha tekrar etmeyeceğim.
Mazdek`in kızı Hürrem, Rey (şimdiki Tahran`in bir ilçesi) şehrine gitmiş ve orada yeni dini bir sekt ya da Mazdeki bir mezhep oluşturmuştur. Düalist olan bu din-inançta tıpkı Mazdekilerde olduğu gibi ruh göçüne (reankarnasyon) ya da farklı bir tanım ile ”don be don olmaya’’ inanırlardı.

Hürremi İdeolojisi ve Toplumsal Düzen

İnsanların eşit yaratıldığına inanır, köleliğe karşı olup kadınların istediği erkek ile evlenme hakkı olduğunu, dünya nimetlerinin bütün insanlar için yeteceğine, yoksulluğun, kötülüğü tetikleyen bir olgu olduğu ve tamda bu yüzden yoksulluğa sebep olan, zenginler, büyük toprak sahipleri (Pehlevice Dehqan) ve Aristokratlara karşı idiler. Bunların da “şiddetle” yok edilmesi gerektiğini düşünürlerdi. Bundan dolayı bu kesimlere karşı saldırılara girişmişlerdir. Bu yüzden, birçok modern dönem yazar ve akademisyeni onları “devrimci veya orta çağ komünisti” olarak tanımlamışlardır.

“devrimci veya orta çağ komünisti”

Zerdüşti Sasaniler, İslam ideolojisini kuşanmış Müslüman Araplara yenildikten sonra, Araplar İran coğrafyasını talan ve ilhak etmiştir. Böylece Mazdekçiler için yeni düşman artık Zerdüşti Sasanilerin yerini almış olan Müslüman Araplardır.
Hürremiler, Müslüman Arap ilhakına katı bir şekilde karşı gelmiş, İran coğrafyasından kovmak istemişlerdir. Müslüman Arapların tamamen coğrafyaya yerleşmesinden sonra Manici, Ebu Müslim Horasani bakiyesi ve diğer batıni hareketler ile birleşmişlerdir.
Hürremilerin batı İran başta olmak üzere, Tabaristan, Hamedan, Fars, Kirman, Huzistan, Basra, Bağdat ve Horasanda taraftar ve destekçileri bulunmakta idi.

Bâbek kimdir?

Bâbak aslı Pâpak; پاپک, Babak بابک diye yazılmıştır. İrani dillerde Pâp/Bâb; baba kökünden “ak” ise minimalize etme veya sevimlilik son eki olup “Babacık” anlamındadır. Kürtler ise Bâvak ya da Bavık diye telaffuz eder. Bâbak, batı İran’ın Balâl Âbâd köyünde, 795 veya 798 yılında doğmuştur. Kimi kaynaklarda babasının ismi Medain`li Abdullah ya da Merdâs, annesi adı ise bir gözü olmayan Mâhru diye geçer. Küçük yaşta babasını kaybetmiş, bu yüzden annesi onu yalnız büyütmek zorunda kalmıştır.

On yaşına geldiğinde, annesi onu Şabl Ibn Mengi Ezdi adlı bir zenginin yanına çoban olarak vermiştir. Orada diğer hizmetçilerden Tomır (Tanbur, bağlama) çalmasını öğrenmiştir. Daha sonra Tebriz’e Muhammad Ibn Revvat Ezdi adlı birinin yanına gitmiş, on sekiz yaşına geldiğinde ise tekrar annesinin olduğu köye geri dönmüştür.

“devrimci veya orta çağ komünisti”

Burada, daha sonra ustası ve önderi olacak olan Hürremilerin lideri Jâvidân Pur Şahrak ile tanışmıştır. Jâvidân çok yoksul olan Bâbak`ı yanına almış, oda zekâsı, çalışkanlığı ve dürüstlüğü ile kısa zamanda sivrilip Hürremilerin önemli bir adamı olmuştur. Bir süre sonra bir çarpışmada Jâvidân yaralanmış ardından kısa bir süre sonrada ölmüştür.

Kimi kaynaklarda; Bâbek`e aşık olan Jâvidanın karısı, onunla evlenmek için kocasının ruhunun Bâbak`e geçtiğini taraftarlarına söylemiş ve onlardan bundan sonra, yeni lider Bâbek`e biat edilmesi gerektiğini söylemiştir. Böylece, Hürremilerin yeni lideri ve ileride ismini tarihe yazdıracak olan meşhur muhteşem Bâbek`in tarihi macerası başlamıştır.

Bâbek’in askeri ve siyasi serüveni

Bâbek, toplumunu tarihi Arran (Sovyetler dönemindeki kızıl Kürdistan, şimdi Karabağ diye bilinir) bölgesindeki Bezz`de yalçın kayalar üzerine kurulmuş, Kartal yuvası görünümünde, çıkması ve ele geçirilmesi çok zor olan Bezz veya Bâbek kalesi olarak bilinen kaleden yönetmiştir. Günümüzde kalenin sadece bir bölümü ayakta kalmış ve çokça ziyaretçisi bulunmaktadır.
Bâbek, Hürremilerin lideri olduktan sonra bu hareketi çok çok yukarılara çekmiştir. Birçok alanı kontrol altına almış, 20 yıl boyunca Abbasilerin korkulu rüyası olmuş ve üzerine gönderilen birçok Abbasi ordusunu da yenmiştir.
Bâbek önderliğindeki Hürremilerin ordusunda Deylem (şimdiki Gilan) eski Media ve Azerbaycan bölgesinde olanlar ana gövdeyi oluşturmakta idi.

Bâbekiler kendi düşman ve muhaliflerine acımadıkları, özellikle Araplara ve Arap dinine (İslam) kati bir şekilde düşman-karşıt idiler. Kendi din ve ülküsünü yaymak için insan öldürmekten de çekinmezdi.

Taberi’nin yazdığına göre, Bâbek, 816-817 yılından öldürüldüğü 838 yılına kadar üzerine gönderilen birçok Abbasi ordusunu yenmiştir. İslami kaynaklarda bu hareket ile alakalı birçok şey yazılmıştır. Bu yazılanlar genelde kötülemek amacıyla yazılmış ya da aşırı abartı ve rivayetler ile doludur.

Mesela Bâbekilerin öldürdüğü insanları şöyle yazmışlardır: Hürremilerin öldürdüğü müslüman sayısını İbn el İbri, “Muhtesar el Duwel” adlı kitabında 55.000 rakamını verirken, Ebu Mansur Bağdadi, “El Fark Beyn el Firak” kitabında 300.000, Uvfi, “Cevame ül Hikayet” kitabında 1.000.000 sayısını verirken, elli beş bin ile bir milyon arasında insan öldürdükleri, birçok farklı kaynakta yazmaktadır. Bu yüzden öldürülen Müslüman sayısı için herhangi bir rakam vermek mümkün değildir. Kaldı ki, o dönemler öldürülen insanları saymakta pek mantıklı değildir. Yazılanlardan anlaşıldığı kadarı ile Abbasi ordusundan bir hayli asker öldürdükleri ve bunu Abbasi yöneticilerinin endişe/korkularından anlamak mümkün görünmektedir. 

Bâbek, en sonunda gizli bir Manici olan Afşin adlı bir Abbasi komutanına hile ile yenilmiş ve kaçmıştır. Ayrıca Afşin’nin ordusunda paralı veya köle Türk askerlerde bulunmaktaydı.

Sonra Ermeni kökenli yerel bir yönetici olan Sehl ibn-Sunbat onu Afşin’e ihbar etmiş, yakalanıp 838 yılında Samarra’da önce elleri kesilmiş, sonra idam edilmiş, cesedi ise ibreti aleme ders olsun diye haftalarca bir ağaca asılı olarak tutulmuştur.

Babek isyanını bastıran Afşin için minik bir parantez açayım, aksi halde yazı eksik kalacaktır. Kimi kaynaklarda Afşin, Hıdır İbn Kavus veya Haydar İbn Kavus olarak geçmektedir. İbni-Batrik ise onun adını “Kendera” diye yazmış ama Araplar onu “Heydr” şeklinde yazmıştır. Böylece yanlışlıkla kimilerince Haydar diye bilindiğini yazar.                                                                                     

Afşin Sogdca bir titel/unvan olup Şehzade-Prens anlamındadır. Maveraünnehir’deki Isrevşene şehrinde doğmuş, aristokrat ve yerel yönetici bir ailenin çocuğudur. Kaynaklarda Müslüman diye gözükse de kimi kaynaklarda gizli Manici veya Zerdüşti olduğu da yazılmaktadır. Abbasiler tarafından öldürülmesinin sebebini de boynuna astığı muskanın içinde Mani veya Zerdüşti gizli bir duanın bulunmuş olması gösterilmiştir.

Hürremiler ve Bâbek hakkında anlatılan olumsuz rivayet ve iftiralar

Nizamülmülk “Siyasetname” adlı eserinde şöyle yazar: “Abbasi Halifesi Mu`tasım bir gün içki meclisinden kalkıp odalardan birine girdi. Bir süre orada kaldıktan sonra gelip şarap içti. Sonra tekrar kalkıp, başka bir odaya girdi. Yine gelip şarap içti ve üçüncü odaya girdi. Sonra hamama gidip gusül abdesti aldı ve iki rekât namaz kıldıktan sonra içki meclisine gelip, Gazi Yahya`ya, ‘ben bu namazı niye kıldım biliyor musun’ diye sordu. O da ‘bilmiyorum’ dedi. Mu`tasım şöyle dedi; Aziz ve yüce Allah`ın bugün bana bağışladığı nimete karşılık kılınan namazdır. Bu üç saat içinde, üç kızın bakireliğini aldım (bozdum). Bu kızlar benim üç düşmanımın kızlarıydı. Biri Rum (Bizans) imparatorunun diğeri Bâbek’in ve üçüncüsü de Mecusi (Zerdüşt) Mazyar’ın kızıydı” diye söylediğini aktarır.

Hürremi hareketine atılan çirkin iftiralardan biride şöyledir:Belirli bir gece, Hürremiler kadınlı ve erkekli bir araya gelip şarap içip şarkı söyler, daha sonra “ışığı söndürüp” ellerine geçen kadınlar ile cinsel ilişki kurarlar”.

Burada meşhur ‘’mum söndü’’ iftirasını hatırlatmak isterim! Aslında burada kastedilen ışığın sönmesi eski İrani dinde olan düalizm, aydınlık ve karanlık karşıtlığındaki “mutlak tanrısallığı” temsil eden, öz, töz olan ışıktıryani insan ruhu tanrısal “ışıktan” yaratılmıştır. Dolayısıyla aydınlığın kendisi olan ışık karanlığa karşı savaşacaktır, sonunda ışık (aydınlık) galip gelecektir. Böylece karanlık yok olacak, sonsuz ve sınırsız iyilik dönemi başlayacaktır.

Bütün bu karalamalar; Hürremilerin kutsalı üzerinden dini inançlarına edilen küfür ve iftiralar ile küçük düşürme, hedef gösterip yok etmeye yönelik düşmanca bir kampanya başlatmak içindi.
Bâbek sonrası Babek öldürüldükten sonra komutanlarından meşhur Nasır bir süre daha direnmiş sonra yardım almak için Bizans devletine sığınmış ama istediği yeterlilikte bir yardım alamayıp orda kalmıştır. Sonra adamları ile beraber orduda görev alıp Hristiyanlaşmıştır.

Diğer Hürremiler ise varlıklarını eski günlerde oldukları gibi olmasa bile belli bir süre daha sürdürmüşlerdir. Kimi kaynaklar bu konuda farklı tarihler vermektedir.
Muhammed Uvfi’ye göre 1134-35 yılına kadar Azerbaycan’da varlıklarını sürdürmüş ve isyan etmeye devam etmişler. Sam`ani “Kitab-el-Ensab” adlı eserinde; Bezzeyn bölgesinde Erdebil ve Aras nehrinin kuzeyinde şimdiki Mugan Ovasında 1166-7 yılına kadar yaşadıklarını yazmaktadır.


Babek yenilgisi eski İrani Mani-Mazdek düzleminden gelen ve Arap- İslam işgaline, karşı duruşa büyük bir darbe vurmuş ve bu toplumu parçalara bölüp atomize etmiştir. Böylece İslami inanç bu coğrafyadaki dinlerin içine daha bir yoğunlukta nüfuz etmiş, yeni dinsel-inançsal tarikat ve oluşumlarına ise ortam sağlamıştır.
Hürremi dini inancı hakkında ayrıntılı bilgiler günümüze kadar doğru düzgün ulaşamamıştır. Dini kitapları vardıysa da yok olup gitmiştir.
Onların hakkında bildiğimiz şeyler ise, İslam tarihçileri kitaplarında düşmanlık ve iftirayla dolu olan kısa bilgilerdir. 

Sonuç olarak Hürremiler, Arap fütuhatını ilhak olarak görmekte, onlara karşı verilecek savaşında meşru olduğunu düşünmüşlerdir. Babek isyanı 9. yy ortalarına doğru yenilip Babek katledildikten sonra bölge tamamen Arap Müslümanların eline geçmiştir. Böylece Müslüman olmayan İranlıların son kalesi de düşmüş, İslam toplum içinde son gaz kabul edilmeye başlanmıştır.

Yenilen Hürremi ve ona yakın topluluklar böylece atomize olmuş, içinden günümüzde; Rae haq(i)/Alevilik, Ehl-i haq (Yarsan/Kakai), Yezidi, Nusayri, İsmaili ve Dürzilik gibi din-inançlar çıkmış olmalıdır. Ayrıca yine 9.yy. başlarında sıklıkla ehli haq gibi tanımlar tarihi kroniklerde karşımıza çıkmaktadır. Hürremlerin bu noktada Aleviliğin bir alt evresi olduğunu söylemek kanımca isabetli bir tespit olacaktır. Çünkü birçok ortak ritüeli günümüzdeki Rae Haq/Alevilerde de bulmak mümkündür. Tarihi kaynaklarda; Hürremilerden bakiye kalanların büyük bir bölümünün, zamanla çoğunlukla baskılar sonucu Şiiliğe döndüğünü izlerden takip etmekteyiz.

Onca iftira, karalama ve toplumların hafızasında yok etmeye karşın, Babek günümüzde Azerbaycan’da hala “ulusal kahraman” olarak anılmaktadır.

Selam olsun!

Kaynakça 
Otokar Klima, Mazdak
Geo Widengren, Iranische Religion
Peyman Jafari, Der Andere Iran
Monika Gronke, Geschichte Irans
Werner Sundermann, Turfanforschung

Nizam ül Mülk, Siyâsetnâme
Said Nafasi, Babek
Heinz Halm, Die Schiiten

Fazıl Özdamar,İran Türklerinde Babek ve Babek’i Anma Törenleri

Babek ve Hürremi Hareketi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter