İzmir’de Demokratik Dostluk Dayanışma Derneği toplantı salonunda düzenlenen panelde, Türkiye’nin iki önemli aydınlanma hamlesi olan Köy Enstitüleri ile Sağlığın Sosyalizasyonu politikaları ele alındı.
Çağdaş Eğitim ve Köy Enstitüleri Derneği ile Tüm Emeklilerin Sendikası Buca Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen etkinlik, yoğun katılımla gerçekleşti. Panelde konuşmacı olarak Çağdaş Eğitim ve Köy Enstitüleri Derneği Başkanı Dr. Mustafa Torun yer alırken, oturumu Yılmaz Uyar yönetti.
Dr. Mustafa Torun sunumunda, 17 Nisan 1940 tarihinde 3803 sayılı yasa ile dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç öncülüğünde kurulan Köy Enstitülerinin, Türkiye’nin aydınlanma tarihinde oynadığı rolü anlattı. Torun, köylerde öğretmen ve sağlıkçı yetiştirmeyi amaçlayan bu modelin “yaşayarak ve üreterek öğrenme” ilkesiyle kurulduğunu ve kısa sürede dünyada örnek gösterilen bir eğitim sistemi haline geldiğini vurguladı.

Panelde ayrıca, toplum hekimliğinin öncü isimlerinden Prof. Dr. Nusret Fişek tarafından hazırlanan ve 1963 yılında yürürlüğe giren 224 sayılı Sağlığın Sosyalizasyonu Yasası da ele alındı. Bu modelin, sağlık hizmetlerini koruyucu hekimlik temelinde örgütleyerek toplumun en ücra köşelerine kadar ulaştırmayı hedeflediği ifade edildi.
Etkinliğe katılan İzmir Tabip Odası eski başkanlarından Prof. Dr. Ceyhun Özyurt da söz alarak, sağlık sisteminin giderek piyasa koşullarına terk edildiğini ve kamusal sağlık anlayışının zayıfladığını dile getirdi. Özyurt, özelleştirme politikalarının hem sağlık çalışanlarını hem de hastaları zor durumda bıraktığını belirtti.
Panelde söz alan sendika ve demokratik kitle örgütü temsilcileri de eğitim ve sağlık alanındaki gerilemeye dikkat çekerek, kamusal ve eşit hizmet anlayışının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yoğun ilgiyle izlenen etkinlik, katılımcıların görüş ve değerlendirmelerini paylaşmasının ardından sona erdi.
Panelde Ele Alınan Başlıca Başlıklar
Panelde özellikle Sağlığın Sosyalizasyonu Yasası’nın temel ilkeleri üzerinde duruldu. Buna göre sağlık hizmetleri;
- Sağlık evleri ve sağlık ocakları üzerinden birinci basamak hizmetlerle başlamalı,
- Hastaneler ikinci ve üçüncü basamak olarak örgütlenmeli,
- Sağlık hizmetleri ekip çalışmasına dayalı yürütülmeli,
- Koruyucu hekimlik öncelikli olmalı,
- Her yurttaş sağlık hizmetlerinden eşit biçimde yararlanabilmelidir.
Panelde yapılan değerlendirmelerde, bu yasanın halen yürürlükte olmasına rağmen uygulamada büyük ölçüde işlevsiz hale getirildiği ifade edildi.

Günümüz koşullarında hem köy enstitüleri hem sağlık ocaklarının ne kadar önemli olduklarını daha iyi anlıyoruz. Tonguç ve Fişek i saygıyla anıyoruz