escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Mehmet Akar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Tarih
  4. Semsür Hikâyeleri-12

Semsür Hikâyeleri-12

featured
Semsûr Hikâyeleri – 12

Bu hafta Semsür hikâyelerimizin 12.’sini okurlarımızla paylaşıyorum. Dilerim sizleri fazla rahatsız etmemişimdir. Son hikâyemizde Komagene Kralı Antikos’un vasiyetinden başlamıştım. Uzun bir vasiyet…

İki bin yıl önce vasiyet edilenler, bugün dahi önemsenen dileklerdir. İnsanın inancı, ülke ve insan sevgisi, doğayı sevme ve doğayı koruma sorumluluğu bugün de önemini koruyor. Biz, dünü hatırlayarak günümüze sahip çıkmanın gayreti içindeyiz.

Bakınız; halkın içinden çıkan bir kral, halkına en yakın duran kral, halkına hitap ederken onu onurlu, gururlu ve müşerref olmakla yüceltiyor. “Sevgili halkım” diye söze başlarken şöyle diyor:

Büyük babam Arsemes öldüğünde, kral babam Mitrades, ben henüz genç yaşta iken ülke yönetimini bana bıraktı. Babam, gençliğimde dünyayı ve halkları daha iyi tanımam için beni doğu ülkelerine gönderdi. Uzun bir süre o halkların dinî inançlarını, yaşam biçimlerini ve dünya görüşlerini yakından gördüm. O halkların güzelliklerinden feyiz aldım. Yanlışlarını gördüm, ibret aldım. Ben, dinî düşüncelerimle kutsal saltanatı bütün ortak tanrılar arasında paylaştım. Bütün tanrıları ülkenin ortakları kabul ettim. Onları, ortak bereket ve koruyucu heykellerle ifade ettim. Komagene adı ile ülkemi temsil eden kadın heykelini, kendimden önde Ahura Mazda’nın yanına yerleştirdim. Ülkemiz bu ruh üzerine kuruldu. Ailem bu ruh ile yetişti. Ülkemiz, kutsal atalarımız Med ve Perslerin mirası üzerinde kuruldu. Helen halkını kendimize dost bildik; onların kültür ve âdetlerini esas aldık. Her iki akraba tarafı gurur ve onur ile sahiplendik.

Ben, bu anıt mezarı Belli Dağı’nın en yüksek noktasına kurdum. Siz bilirsiniz; Belli Dağı ülkemizin en yüksek dağıdır. Ülkem, sırtını Sıralı Kürt Dağları’na, Belli Dağı’na (Çiyayê Belikan), Ak Dağ’a (Çiyayê Spî) ve Ulu Baba’ya (Çiyayê Qubê) dayamış; güneyinde ve doğusunda ise doğal koruması ve yaşam alanını zenginleştiren Fırat Nehri’ne minnettardır.

Amacım, anıt mezarımın gökyüzüne, Tanrı’nın katına yakın olmasıdır. Ben, taş ve çakıllarla Belli Dağı’nın yüksekliğini elli metre daha yükselttim. O tümseğin yüksekliğini elli metreye çıkardım. İstedim ki mezarım, ülkemin her yerinden tüm azametiyle görülsün. İstedim ki her yurttaşım bu işareti gurur ile görsün, gururla ansın. Ne zaman ölüm vaktim gelirse, bu tümseğin altında korunsun.

Bu anıt mezar, doğal aşınmaya karşı tedbirli yapıldı. Anıt mezarım, kutsal topraklar üzerinde sonsuza kadar varlığını sürdürecek. Halkım hiç üzülmesin. Her ne kadar yaşım ömrümün sonuna yaklaşmışsa da ben hâlen sağ ve canlıyım. Sağlığım iyidir. Ama ölüm kimseden uzak değildir. Ben de sizin gibi ölümlü bir insanım. Ben isterim ki Allah’ın sevdiği ruhum; Zeus ve Ahura Mazda yanında, ilahî güçlerin huzurunda sonsuza kadar dinlensin. Ayrıca kutsal dağın üzerinde, Allah’ın figürleri yanında atalarımın heykellerini yerleştirdim. Bu, atalarımıza karşı olan dinî saygımdır.

Semsür hikâyelerimiz devam edecek.

Semsür Hikâyeleri-12
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir