Mehmet Leblebici
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Bir Zamanlar Gidenler İşçiydi, Bugün Gidenler Gençlik

Bir Zamanlar Gidenler İşçiydi, Bugün Gidenler Gençlik

featured
Bir Zamanlar Gidenler İşçiydi, Bugün Gidenler Gençlik

Türkiye’de bugün üniversite sıralarından kalkan birçok genç, mezuniyet cübbesini çıkarmadan bavul hazırlığına başlıyor. Kimi yüksek lisans bahanesiyle, kimi bir iş teklifiyle, kimi de sadece “umut” aramak için yurt dışının yolunu tutuyor. Bu tablo yeni değil; fakat bugün çok daha derin, çok daha düşündürücü.

1960’lı yıllarda Türkiye’den Almanya’ya giden işçileri hatırlayalım. “Birkaç yıl çalışır dönerim” diyerek trenlere bindiler. Ellerinde bir bavul, ceplerinde memleket toprağı vardı. Dil bilmeden, kültürü tanımadan, ağır işlerde çalışmayı göze aldılar. Amaçları basitti: Ev yapmak, çocuk okutmak, borç kapatmak.

O gidenler mavi tulumlarıyla gitti. Bugün gidenler ise diplomalarıyla gidiyor. Dün kol gücü göç ediyordu, bugün beyin göç ediyor. Aradaki fark yalnızca zaman değil; ülkenin kaybettiği değerin büyüklüğü.

Dönüş Hayali Olanlar ve Olmayanlar

O yıllarda giden işçilerin çoğu dönmeyi planlıyordu. “Biraz para biriktireyim, memlekete döneyim” hayaliyle yaşadılar. Bugünün gençleri ise giderken dönüş planı yapmıyor. Çünkü mesele artık yalnızca para değil.

Okudukları bölümle iş bulamıyorlar. Yıllarca sınavdan sınava koşup sonunda asgari ücretle yaşamaktan korkuyorlar. Güvencesizlik, gelecek kaygısı ve değersizlik hissi, bavuldan önce zihni dolduruyor.

Gençlik Göçü

Umut Gidince

Almanya’ya giden işçiler zor şartlarda çalıştı ama bir şey kazandı: umut. Bugünün gençleri ise umutlarını da bavula koyup gidiyor. Asıl tehlike burada başlıyor. Çünkü umut gitti mi, geriye yalnızca boşluk kalıyor.

Bir ülke en çalışkanını, en üretkenini, en eğitimlisini kaybediyorsa bu bireysel bir tercih değildir; bu, toplumsal bir alarmdır. Bugün havaalanlarında gençlerini uğurlayan ailelerin gözyaşı sessiz ama derindir. Geriye kalanlar aynı soruyla yaşar: “Acaba sırada kim var?”

Almanya Acı Vatan

Yeşilçam’ın Bıraktığı Ayna

Yeşilçam, Avrupa’ya gidişi boşuna anlatmadı. Gurbet Kuşları, Almanya Acı Vatan gibi filmlerde trenle giden gençler, arkada kalan analar, yarım kalan sevdalar vardı. Halit Refiğ’in Gurbet Kuşları filminde göç, yalnızca mekân değiştirmek değil; kimliğin ve değerlerin sınanmasıydı.

Beyin Göçü

Bugün gençler bu filmleri belki izlemiyor. Ama hikâye değişmedi. Dün tren garlarında başlayan gurbet, bugün havaalanlarında, vize kuyruklarında, dil kurslarında sürüyor. Değişen trenler, değişen havaalanları, değişen diplomalar…

Değişmeyen tek şey ise gençlerin bu ülkede geleceğe bakarken bavul düşünmek zorunda kalması.

Bir Zamanlar Gidenler İşçiydi, Bugün Gidenler Gençlik
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter