escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Mehmet Bidav
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyaset
  4. Maçoğlu’na Görkemli Uğurlama (!)

Maçoğlu’na Görkemli Uğurlama (!)

featured
Fatih Mehmet Maçoğlu

Fatih Mehmet Maçoğlu, Dersim’in (Tunceli) Ovacık ilçesinden (2014) sonra merkezde (2019) Dersim/Tunceli) de belediye başkanı oldu. Şimdi de ‘Beyaz Türkler’in en yoğun olarak yaşadığı İstanbul İlçesi Kadıköy’de aday gösterildi!
Maçoğlu, Ovacık ilçesinde ünlendi. Bu ünü, Türkiye Komünist Partisi’nden Türkiye’de ‘ilk başkan’ olmasına borçlu.
Kendisi TKP ile ilgisi olmayan SMF üyesidir. Ama partileş(e)medikleri için SMF’den aday olamadı ve TKP listesinden seçime girdi. Yani Fatih Mehmet Maçoğlu’na TKP gömleği giydirilerek siyaset ‘pazar’ına sürüldü.

Tutmadı mı? Tuttu! Türkiye’nin bir “komünist belediye başkanı” oldu!
Komünistlerin bir farkı olması gerekiyordu! Fark da kooperatifçilikle; fasulye ve nohut ekimiyle ortaya çıktı. Ama bunlar orada yıllardır yapılan faaliyetlerdi; ‘organik bakliyatılar kooperatifi/birliği’ olarak vardı. Zaten 200’e yakın üretici orada bir üretim gerçekleştiriyordu. Kooperatifçilik, tarımsal faaliyet abartıldığı kadar olmasa da vardı. Bu değerlendirildi. Türkiye’nin her tarafından market zincirleri kuruldu, kurulmaya da devam ediyor. Üretilen fasulye ve nohuda “komünist” eklentisi yapıldı ve pazar büyüdükçe büyüdü. İnsanlar da fasulye ve nohuda ‘komünist nohut’ diye daha fazla ilgi gösterdi ve fazla para vermeye başladı.

Maçoğlu’nun Ovacık ‘başarısı’ ödüllendirilmek istendi; bu kez Dersim merkezde aday gösterildi.

Maçoğlu’nun Ovacık ‘başarısı’ ödüllendirilmek istendi; bu kez Dersim merkezde aday gösterildi. Herkesin bildiği gibi, devletin de desteğiyle belediye başkanlığını kazandı. Devlet de “HDP olmasın, kim olursa olsun!” mantığı güttü. Aslında devletin Maçoğlu’nu veya SMF’yi önemsediği falan yoktu; amaç, Türkiye ve dünya kamuoyuna “bakın bizde Komünist Belediye Başkanı bile var, siz de var mı” demek ve bununla bir “demokrasi” gösterisi yapmaktı. Yaptı da.

Mantık ve söylem şunun üzerine kuruldu:

Halka, “HDP gelirse yine kayyım atanacak!” denildi.  Korku yaratıldı. Bunda başarılı da olundu; HDP’nin oyları ilçelerde dibe vurdu ve merkezde seçimi kaybetti. Oysa HDP’nin seçilmiş belediye başkanları hükümet tarafından görevden alınmış ve hapse atılmıştı. Halkın seçtiği temsilciler haksız hukuksuz yere görevden alınıp hapse atıldığında Maçoğlu aday oldu ve seçimi aldı.

Maçoğlu gelir gelmez “Tunceli Belediyesi” tabelasını (HDP ve EMEP Meclis Önergesiyle) “Dersim Belediyesi” olarak değiştirmeye kalkınca devletle arası açıldı ve yakın zamana kadar devlet tarafından bir itibar görmedi. Bekleneni verememişti çünkü. Sadece vizyonda kalması yeterliydi!
Peki ne oldu? Kayyım Tuncel Sonel HDP zamanında kasada olan 22 milyon artı parayı yaklaşık 68 milyon borçla devretti. Maçoğlu televizyon kanalları gezip borçları gündeme getirdi: ne kadar borç kaldığından ve bu borçları ödeme zorluklarından…
Biri de çıkıp sormadı, “yahu, sen aday olurken bu borçları veya sorunları bilmiyor muydun?” Biliyordu elbette ama başarısızlığını bir gerekçeye bağlaması gerekiyordu; bağladı da.

Hiç mi iyileştirme yapmaz insan? Mesela Tuncel Sonel borç bıraktı ama parkını, bahçesini yaptı! Kendi yandaşlarını kolladı, usulsüzlük yaptı. Devletin tüm imkanları ve imtiyazlarını kullandı. Yanlı davrandı; ama gözle gözüken bir şeyler yaptı…

Ya Maçoğlu? 68 milyon TL olarak aldığı borç iki/üç katına çıkarken, hangi göze gözükür faaliyeti veya projeyi icra etti? Devir aldığı sorunların hangisini çözdü? Bileniniz var mı? Yok! Çünkü, bu kentte yaşayan herkes bilir ki, sorunlar giderek büyüdü ve içinden çıkılamaz hale geldi!

Sokaklar köpeklerden geçilmiyor. Yollar berbat, çukurlardan geçilmiyor! Deprem kapıda bir önlem alınmamış! Kentte umutsuzluk had safhada. Her türlü sosyal kültürel dejenerasyon var… İşsizlik diz boyu! Pahalılık dersen cabası! Kentin her yeri rant amaçlı işgal edilmiş. Sokaklarda insanların gezemediği, düzensiz yapılaşmanın ve karmaşanın hakim olduğu, araçların park edilemediği bir kent… Yapılan şey belediyeye işçi (en son 373 kişi çalışan sayısı) doldurmak! Peki iş yok, işçi niye çok?

Kadıköy Serüveni!

Maçoğlu, Ovacık’ta yeniden aday olsaydı seçilemeyeceğini biliyordu. Dersim’de de yeniden aday olursa yine aynı akıbete uğrayacağını biliyor. TKP de..! Ama nasıl oluyor da iki belediye başkanlığı döneminde başarısız olan Maçoğlu’nu Kadıköy Belediye başkanlığına aday gösteriliyor?

Örneğin neden yeniden Dersim değil? Neden İzmir’in veya Aydın’ın bir ilçesi değil? (Üstelik buralarda tarım da var!) Neden Kadıköy?

Maçoğlu, Kadıköy’ü ne kadar biliyor? Orada ne kadar yaşadı? Sorunlarına ne kadar hakim?.. Değilse, neden orada aday oldu? Örneğin, sürekli Nazım Hikmet Kültür Merkezi‘nde felsefe ve siyaset yapan/tartışan ‘aydın’ TKP’lilerden daha mı çok Kadıköy’ü biliyor? Yok! Peki TKP’li de olmayan SMF üyesi bir Kürdü neden Kadıköy gibi bir yerde aday gösterdiler? Yüz yıllık geçmişe sahip TKP niye Dersim’den birini, en hakim olduğu ilçede ‘rol model’ seçsin?

Türkiye Komünist Partisi

Komünizm ihraç ediyoruz…

(Mantıksızlığa mantık uydurmaya çalışıyoruz! )
TKP’nin Maçoğlu’nun popülariteliğini kullanarak oylarını arttırmak istemesi. Maçoğlu, -yiğidi öldür hakkını ver misali- Türkiye’de “komünizm”, “sosyalizm”, “kooperatifçilik” kavramlarının; bilinir ve güvenilir hale gelmesine rol modelliğiyle katkı sunan biridir. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin, sağcısından solcusuna kadar insanlar övgüyle söz ediyor ve sempati duyuyor. Oysa bu yanılgılı bir algılayıştır ve sol demokratik eğilimler taşıyan kesimlere dönük bir algı operasyonudur.

Maçoğlu’na biçilen rol, ideolojik ve kavramsal olarak sosyalizmin dejenerasyonudur. Yoksa toplumsal bir kavramı ve alternatif bir sosyal düzeni (sosyalizmi) popüler alana çekerek dejenere etmezdi. Demokratik güçlerin yerel yönetimlerde geliştirmeye çalıştığı öz yönetim veya demokratik toplum modellerine; en azından kendi ofisinde yazığı gibi “söz yetki karar Dersim halkına” şiarına bağlı kalır bu önemli fırsatı sosyalizm leyine değerlendirebilirdi. Yoldaşlarının ona verdiği fırsatı iyi değerlendirir, bunu büyük bir kazanıma dönüştürebilirdi. Maçoğlu, onlarca yılda yaratılan değerler üzerine o görevlere getirildi. Bana kalırsa en büyük zararı kendi yapısına veren Maçoğlu; demokratik toplum modellerine ‘alternatif’ yaratarak bloke etmek ve iktidar güçlerine alan açmak dışında yaptığı bir şey yok!

Söz Yetki Karar Dersim Halkına

TKP de bu algıdan ve bu algıyı geliştiren Maçoğlu’ndan yararlanmak istiyor. Bunu da Nazım Hükmet Kültür Merkezi’nin olduğu; TKP’nin en yoğun olarak yaşadığı İstanbul İlçesi Kadıköy’de yapmak istiyor.

Peki, “komünizm”, “sosyalizm” bir kişinin adı üzerinden mi büyümeli? Adı “komün”, “kollektivizm”le anılan kavramlar bir kişinin temsil edeceği kadar dar mı? Kadıköy’ün ‘Beyaz Türkleri’ Doğu’dan, Dersim’den çıkıp gelmiş bir Kürdü, belediye başkanı olarak kabul edecekler mi? Yoksa ‘üst ulus’ psikolojisiyle ‘hakir’ mi görecekler? Bakıp göreceğiz!

Not: Halk birini aşağı atmak istediği zaman, çıkarabildiği en yüksek noktaya çıkarır…

Maçoğlu’na Görkemli Uğurlama (!)
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

14 Yorum

  1. 12 Ocak 2024, 22:18

    Sayın Bidav,yazdıklarınızı kendiniz inandıysanız ne ala.Geçen dönem vekiliniz ilçelerde SMF kaybetsin diye CHP ile yaptığı “glzli iyiffakın”öz eleştirisini verdiğini de hatırlayın.iki dönem belediye HDP deydi kayyum da yoktu.Barış elçileri sınırları geçiyordu.Niye yolu, parkı yapmadılar.Kim engeldi.Bu tarz size kaybettirdi bir görmediniz.Bir kabullenemediniz sosyalist kürdü.Onların oyuna ihtiyacınız olduğunu biliyorsunuz.Dostlarınız olmasa vekil çıkaramazsınız.Chp güvenliğiniz kadar dodtlarınıza güvenmiyorsunuz.

    • 14 Ocak 2024, 10:35

      HDP’ye dönük eleştiriyi neden bana yaptınız anlamadım. Size tavsiyem gerçekten yazılanların doğruluğu veya yorum olan kısımları değerlendirmek istiyorsanız ararsınız belediyeyi faaliyet raporlarını istersiniz. Zaten geçmiş yıllara ait faaliyet raporları sitede var.

      Kazanım veya kaybetmeyi seçim sonuçlarına göre değil, toplumsal sorunların çözümüne göre değerlendirmenin faydalı olacağını düşünüyorum.

      Bana kalırsa Maçoğlu, kendisine verilen değerin karşılığı icraatlarıyla kentte veremedi. Verdi diyenler varsa, kusura bakmasın demek ki bu kentte yaşamıyor derim ya da kentin ne yaşadıklarını…

  2. 12 Ocak 2024, 22:31

    M.Bidav, SMF ve Maçoğlu’na kininizin bitmemesini anlıyoruz. Bu dertte size yeter. Peki SMF ve Maçoğlu Dersim’de ne yaptığını sizin için değil ama okuyucular için ana başlıklar halinde anlatalım..

    1-) Türkiye’de İşçi ücretlerini en yüksek tutan (aylık 21 bin). Bunu herkes takdir ediyor!

    2-) Kadın çalışanlara regl izni veren ve 8 Mart gününde aylık maaş ödeyip tatil edendir.

    3-) Fırın ve aş eviyle Dersim’de yaşlılara ve diğer sahiplerine (300 kişiye) her gün üç çeşit yemek dağıtandır.

    4-) Belediye (özel fırınlarda değil) halk fırın ekmeğinin fiyatı 4 tl’dir.. var mı başka illerde bu fiyata ekmek? Fırın ve aş evinin hemen tüm çalışanları kadınlardır,

    5-) Suyun en ucuz olduğu il Dersim’dir,

    6-) Taşımacılığın en ucuz olduğu il Dersim’dir,

    7-) Yüzlerce öğrenciye burs verendir,

    8-) Belediye geli-giderini binasına asıp ve halka açıklayıp hesap veren tek belediyedir! Hırsızlığı, yiyiciliğe, rantçılığa son verendir. İhale yerine halkla beraber yolları yapandır,

    9-) Kırmancki dilini yüzlerce çocuğa öğretendir. Gağan ve diğer inanç günlerini kutlayandır,

    10-) Sadece ovacık’ta değil, Dersim merkezde belediyeyi aldıktan sonra da tarla ekmek isteyen ilçelerdeki halka tohum dağıtan, ve bu ilçelerde yüzlerce aileyi tarıma çekerek ürettiren ve ürettiklerinin karşılığını fazlasıyla ödeyen ve kurduğu kooperatiflerle sağlıklı ürünleri ülkenin diğer yerlerde yaşayan halk kitlelerine ulaştırandır,

    11-) 15-16 Haziran işçi sınıfının direniş gününde belediye işçilerine bir maaş ödeyerek tatil verendir,

    12-) Dünya işçi sınıfının mücadele gününü sembolize eden 1 Mayıs Anıtını diken ve işçileri yine bir aylık maaş ödeyendir.

    13-) Suruç’ta kaledilen gençler için anıt dikendir.

    14-) Bazılarınız için bir anlamı var mı bilemem ama 6 Şubat 2023 Maraş depremi döneminde devletten bile önce acı çeken binlerce ilk yetişen ve sıcak yemek ve diğer destekler Maçoğlu ve yoldaşlarıdır!

    15-) Belediyeyi 75 Milyon (şimdiki kur ile yaklaşık 645 milyon) borcun büyük çoğunu ödeyerek ve bu borca rağmen yukarda saydığım işleri yapabilendir,

    16-) Alçakgönüllü olmayalım, Maçoğlu ve yoldaşları Ovacık ve Dersim’i dünyaya tanıttılar. Bu nedenle içerden ve dışardan her yıl yüzbinlerce turisti çekme onuruna sahip insanlardır.. Ki, bu turistler Dersim’e geldiklerinde esnaftan yiyip içiyor ve harcama yapıyorlar. Şimdi sizinle aynı kafada olan bazı Dersimli esnaflar bunu bile bile inkar ediyorlarsa bu sahtekarlıktır!

    17-) Fatih Mehmet Maçoğlu ve yoldaşları, Türkiye’de işçilerin çalışma süresini 8 saatten 7 saate indiren ilk belediyedir.
    Var mı başka belediyeler de veya kamu kuruluşlarında böyle bir uygulama?

    Burada sadece bir kısmını saydığım çalışmalar, Maçoğlu ve üyesi olduğu Sosyalist Meclisler Federasyonu – SMF’nin aleyhinde olumsuz laflar eden kişilere bir şey anlatmıyorsa yazıklar olsun diyelim!

    Ve son söz, borç-harç içinde bir belediye almış ve iller bankası bu belediyeye yapmak istediği projelere (güneş enerjisi projesi, su projesi, otopark projesi ve diğer) borç vermiyorsa bu belediye bilinen küçük bütçesiyle ne yapabilir? Siz olsanız ne yapabilirdiniz? Bu nihayet imkanlarla ilgili bir durumdur. Çok daha iyisini yapabilmek imkanlarla ilgilidir!

    Ve hiç kimse süper değildir. Ne Sosyalist Meclisler Federasyonu – SMF, ne de Maçoğlu süper değiller! Ama Dersim’de bugüne kadar gelmiş geçmiş belediyeler içinde en iyisi oldu. En iyisini yapmaya çalışırlarken eminim ki eksik yanlışta yapmışlardır. Yürüyenlerin düşme ihtimali hep vardır. İş yapan hata eksik yapar. Bu gayet diyalektiktir. Fakat beceriksizler 3 defa Dersim belediyesini aldılar ama bir halt edemediler. Hırsızlar çalar. Sahtekarlar halkı kandırır! Siz bu kafayla Belediyeyi yine alamayacaksınız! CHP ile ittifak etmek için yalvarıyorsunuz ama yine olmuyor zira, Dersim halkının çoğu sizi biliyor, oy vermez..

    Bir nokta çok çok önemlidir.. Tüm bu yapılanları doğru anlayabilmek için siyasete başvurmadan önce sizin ve benzeri insanların vicdan danışmaları gerekir!

    Saygılar..

    • 13 Ocak 2024, 23:45

      Gazeteci mi? Kim sizi gazeteci yaptı? Ne okudunuz? Kimlerden eğitim aldınız? Titriniz nedir?

    • 14 Ocak 2024, 10:36

      Yunus bey, benim SMF veya Maçoğlu’na dönük asla kinim olmadı, olmaz da.. Ben bir gazeteci ve bu kentte yaşayan biri olarak doğruları yazmaya çalışıyorum…. Selamlar.

    • 14 Ocak 2024, 10:37

      Yunus bey, yazıya uzun uzun düzeyli yanıt verdiğiniz için teşekkür ederim. Ben daha önceki yıllarda da faaliyet planı yayınlandıktan sonra değerlendirme yazıları yazmıştım. Burada yazdıklarınızın bazıları doğru..

      1. “Türkiye’de işçi ücretlerinin en yüksek olduğu il” diyorsunuz, bu konuda bir araştırmam yok, ayrıca kaç tane işçinin bundan yararlandığını da bilmiyorum. Ama burada işçilerin ürettikleri de -Kişi başı fayda/iş- de acaba aynı mı? Yani ücret mi önemli verimlilik mi?

      2. Ekmek fiyatları konusunda da haklısınız. Ucuzdur. Size önerim sürdürebilirliğini düşünün. Zarar ederek ekmek satmak, ekonomik olarak sıkıntıda olan, borçlarını ödeyemeyen, asli işlerini yapamayan bir belediyenin önceliği mi? Yine de şartları uygunsa yapılabilir ve güzel bir faaliyet olarak değerlendirebilir.

      3. Yüzlerce öğrenciye burs verildiği bir türlü resmi olarak açıklanmadı; burslar bildiğim kadarıyla bağışlarla yapılıyor. Bu konuda -net bilgi sahibi olmamamla birlikte- tartışmalı olduğunu söyleyebilirim. Yani belediye bütçesi olmadığını biliyorum.

      4. Borçlar konusuna gelince, bu konuda Başkanın kendi açıklamalarında sürekli çelişkiler var. Bu borçlar seçildiğinde de bildiği borçlardı. Ona rağmen vaatler yapıldı. Borçlar faaliyet raporu yayınlanınca görürsünüz, içinden çıkılamaz hale geldi. Faaliyetleri sekteye uğrattı. Giderler sürekli artarken, gelirler düştü. Kent yıkıntı haline geldi. Burada beklenen yönetimi devralmış bir yapıdan sorunların çözümüdür. Eleştiri de bunun üzerine kurulu. Yoksa borç devralmadı demiyrum.

      5. Çalışma saatleri konusunda da güzel gözüküyor kulağa-akla. Ama dediğim gibi popülizm tehlikelidir. İyi yaptığınız şey tersine dönüp sizi vurabilir. Öyle de oluyor. Verimlilik hesabı yapılmalı. Gerçekten bir işçi 8 saatte yapacağı işi 7 saatte yapabiliyorsa doğru karardır. Ama iş ortada duruyorsa…

      6. SMF konusuna gelirse benim eleştirim bu süreçte; yani belediye başkanlığı sürecinde yönetim kısmına gerekli müdahaleyi yapamamalarından gelir. Yani bu bir fırsattı. İyi değerlendirip 50 yılları bulan değerlere layık bir şekilde toplumcu model bir belediyecilik örneği gösterebilirlerdi. Başkanın hızlı popüler olması beklentileri yükseltti; ama faaliyetlerle buna karşılık verilmeyince hayal kırıklığı yarattı. Bunun da zararını en çok SMF gördü, görecek.

      7. Ben Maçoğlu’nu burada “hiçbir şey yapmadı” falan demiyorum. Burada belediyecilik anlamında başarısız oldu diyorum. Çok büyük destek vardı, bunları buradaki sorunların çözümüne dönük kullanamadı; işin popüler kısmında yoğunlaştı. Yalnızlaştı. Asli çalışma alanlarından, halktan uzaklaştı. Ayrıca benim yaptığım eleştirilerin fazlasını yoldaşları yapıyor; belki de siz de yapmışsınızdır. Ben sadece yüksek sesle ve kamuya açık tartıştım.

      8. Kadıköy tercihini yapmadan önce de ben önerilerimi kazanılabilecek yerler ve ilçeler üzerinde yapmıştım. Maçoğlu bir sembole dönüştü; kaybetmesi sadece ona değil, sembole dönüştüren toplulukların kaybetmesi anlamını taşıyacak. Kim kaybetme üzerine stratejik plan yapar ki?

      9. TKP ile SMF hangi ideolojik politik düzlemde bir aradadır? SMF TKP çizgisini kabul ediyor mu? Etmiyorsa neden ittifak çalışması yapılıyor? Üstelik Yerelde?

      10. Bu yazıyı yayınlamadan önce 6 gün düşündüm. Halk TV olayından sonra yayınlamak da istemedim. Ama bizim kendi gerçekliğimizle yüzleşmemiz gerekiyordu. Birçok insan sert buluyor yazılanları ama bunlar bizim gerçekliğimiz, kendimi de bunun dışında tutmuyorum. Selamlar.

  3. 13 Ocak 2024, 23:44

    Sizdede meslekten mesleğe zıplama hastalığı mı var. Maşallah yapmadığınız iş yok. Yeni meslek basın dünyası. Beri gel zurnadaki son delik

    • 14 Ocak 2024, 10:37

      Bilgin yoksa sana ne diyebilirim ki, yazılanlar üzerinde durmayı bir tarafta bırakıp yazanını üzerinde duruyorsun. Üstelik gerçek adını bile kullanamayacak kadar özgüvensizsin. Anladığım kadarıyla beni biraz tanıyorsun.

      Biz son dört yıldır gazetecilik eğitimleri aldık; hem de Türkiye’nin en iyi gazetecilerinden.. Burada son üç yılda en az 50 gazeteci ve akademisyenin adını yazardım ama merak ediyorsan Munzurpress’in sayfasında var. Ayrıca MunzurPress, 50 yakın gazeteci, muhabir eğitti. Şu anda da çoğu deneyimli arkadaşlardan oluşan 50’ye yakın gazeteci var.

      Bence konuyu eleştiri konusu olan konular üzerinde yürütmemiz, ilimiz için daha sağlıklı. Söylediklerimin bir yanlışlığı varsa; duygusal ve politik çıkarsama yapmadan değerlendirebilirsiniz..

  4. Tebrik ederim harfiyen katılıyorum

  5. 14 Ocak 2024, 09:13

    Bence Dersim’de Maçoglu’nu öven CHP tabanı Kadıköy’de onu döver. Maçoglu’nun Kadıköy adaylığı açıklaması sonrası gelen yorumlara bakınca bunu daha net görürüz

  6. Dostum sadece yazmış olmak için yazmışsın. Belediyeciliği bilmediğin çok aşikar. Hele aradaki kayyum güzellemesi facia. Kayyum AKP desteğiyle yaptı. Bir dünyada borç bırakıp gitti. TKP ile ilgili yazdıklarınıza eyvallahta Maçoğlunu gömecem diye kayyum güzellemesi yapmak çok ahlaksızca. Maćoğlu çalsa herhalde mutlu olacaktın.

    • 15 Ocak 2024, 19:35

      Ortada bir ahlaksızlık varsa; başarısızlıktan siyasi yorumlar ve rant çıkaranlardır. Ahlaksızlık, onlarca yıllık değerlerin popülist emellere kurban edilmesidir. Ayrıca yerel yönetimleri bilip bilmemem önemli değil; ama cahil de değilim. 20 yıla yakındır profesyonel olarak sorun ve çözüm analizleri üzerinde çalışıyorum. Orada yazdığım her iddiayı açık tartışmaya hazırım. Ki, bunları zaten kurumsal yapılara ifade ettim. Sizin yapmanız gereken eleştirileri biz yapıyoruz. Siz durumdan memnun olabilirsiniz, ama inip sokakta halka sorun.
      Bir enkaz alındığını daha önce defalarca dile getirdim. Ancak enkaz da devretme hakkı yok. Belediye sürdürebilir olmaktan çıktı. Ciddi sıkıntılarla önümüzdeki dönem gelen başkan ve ekip uğraşacak..
      Mahallelere çıkıyor musunuz bilmiyorum ama çıkıp arka sokakları gezebilirsiniz… Kaygım, kentle ilgili, partiler veya kişilerle değil.

  7. 19 Ocak 2024, 01:51

    İhale problemi mi yaşadınız? Eksikleri olsae bile! Bu kadar ağır eleştiri de bulunuyorsanız bir çıkar probleminiz var. Derin devlet, derin Kürt ayırmıyorum.

  8. Harfiyen doğru. Açıkcası içimizden ne varsa yazıya dökmüssünüz.