Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde 22 Ekim 2025 tarihinde dere kenarındaki ağaçlık alanda cansız bedeni bulunan Van’ın Çatak nüfusuna kayıtlı 22 yaşındaki Abdulmuttalip (Abdullah) Aktaş’ın ölümünün üzerinden yaklaşık bir yıl geçti. Dosyanın “intihar” denilerek kapatılmasına tepki gösteren aile; bölgede yaptıkları incelemeler, kayıp telefon, akıllı saat ve aradan geçen zamana rağmen incelenmeyen güvenlik kameralarını gerekçe göstererek soruşturmanın yeniden açılmasını istiyor.
Dere Kenarında Bulunmuştu
Geçtiğimiz yıl 22 Ekim 2025’te Diyarbakır’ın Çermik ilçesindeki bir dere kenarında meydana gelen olayda, vatandaşlar tarafından ağaca asılı halde bir genç bulunmuştu. Yapılan incelemelerde hayatını kaybeden kişinin Van’ın Çatak ilçesi nüfusuna kayıtlı 22 yaşındaki Abdulmuttalip (Abdullah) Aktaş olduğu belirlenmişti. Resmi ölüm belgesi kayıtlarına göre olayın meydana geldiği yer Diyarbakır Adli Tıp Grup Başkanlığı otopsi şubesi kayıtlarına aktarılmıştır.

Aile Çermik’e Giderek İnceleme Yaptı
Olayın ardından intihar iddiasını şüpheli bulan aile üyeleri, Çermik’e giderek hem olayın yaşandığı dere kenarındaki alanda hem de oğullarının çalıştığı bölgede kendi imkanlarıyla incelemelerde bulundu. Abdullah Aktaş’ın ölümünden hemen önce gerçekleşen telefon görüşmelerine, cenazenin teslim edilme sürecindeki soru işaretlerine ve kayıp elektronik cihazlara dikkat çeken aile, aradan geçen süreye rağmen adaletin tecelli etmediğini vurguluyor. Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü tarafından düzenlenen uzmanlık raporunda cesedin boynunda bağlı olan paketleme kayışından alınan örneklerde kan bulunmadığı tespit edilmiştir.

“Deliller Toplansın, Dosya Yeniden Açılsın”
Oğullarının kendi canına kıymadığına inanan Aktaş ailesi; maktule ait kayıp cep telefonu ile akıllı saatin akıbetinin açıklanmasını, bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarının dosyaya eklenmesini ve olay gecesine ait tüm verilerin yeniden incelenmesini talep ediyor. Van’ın Çatak ilçesine bağlı Aşağı Narlıca Mahallesi’nde (Darinis) yaşayan Aktaş ailesi, olayın üzerinden aylar geçmesine rağmen çok sayıda sorunun yanıtlanmadığını savunuyor.
Abdullah Aktaş’ın annesi Hediye Aktaş, oğlunun ölümünden önce yaptığı telefon görüşmelerini, kız kardeşine gönderdiği öne sürülen mesajı, kayıp olduğu belirtilen cep telefonu ve akıllı saati, cenazenin teslim edilme sürecini ve soruşturma kapsamında yaşandığını iddia ettiği gelişmeleri anlattı. Oğlunun intihar ettiğine inanmadığını vurgulayan anne Aktaş, olayın tüm yönleriyle yeniden araştırılması çağrısında bulundu.
Çermik İlçe Emniyet Amirliği tarafından tanzim edilen eşya kapama tutanağında; maktulün üzerinden şarj aletleri, kulaklıklar, gözlükler, kimlik kartları, banka kartı ve yüzüklerin çıktığı belirtilmiş ancak iddia edilen akıllı saat ve cep telefonuna dair detayların eksik kaldığı öne sürülmüştür.

“Dosyanın Peşini Bırakmayacağım”
Oğlunun ölümünün intihar olarak değerlendirilmesine itiraz eden Hediye Aktaş, yaşananların kendisini ikna etmediğini söyledi. Aktaş, “Oğlum ölmedi, öldürüldü. Bu dosyayı kapattırmayacağım. Elimden geldiği sürece bu dosyanın peşine düşeceğim” ifadelerini kullandı. Abdullah’ın ölümünün ardından yaşanan sürecin aile açısından çok sayıda soru işareti barındırdığını belirterek Çermik Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına resmi itiraz dilekçesi sundu.

Yıllar Süren İlişki İddiası
Hediye Aktaş, oğlunun bir internet oyunu üzerinden tanıştığı bir kadınla (Aslı Yelgel) yaklaşık dört yıl boyunca görüştüğünü anlattı. Abdullah’ın söz konusu kişiyle görüntülü ve telefon üzerinden iletişim kurduğunu belirten Aktaş, iki kişinin ilişkisinin kendilerine anlatılandan daha uzun süreli olduğunu öne sürdü. Aktaş, “Dört sene boyunca birbirleriyle konuştular. Görüntülü konuştular, normal konuştular” dedi.
Ayrıca dilekçede şahsın babası Serdar Yelgel ve çevresindeki kişilerin süreçteki rollerinin incelemeye alınması talep edildi. Söz konusu kişinin ilişkiyi daha kısa süreli olarak tanımlamasına tepki gösteren anne Aktaş, bu konunun da soruşturma kapsamında araştırılması gerektiğini savundu.

Ölümünden Önce Annesiyle Çok Sayıda Görüşme Yaptı
Abdullah Aktaş’ın ölümünden önce annesiyle yaptığı telefon görüşmeleri, ailenin üzerinde durduğu başlıca konular arasında yer aldı. Hediye Aktaş, olay günü ekmek pişirdiğini ve oğlunun kendisini defalarca aradığını söyledi. Abdullah’ın kendisine ertesi sabah Van’a geleceğini ve birlikte kahvaltı yapacaklarını söylediğini aktaran Aktaş, oğlunun “Anneciğim, o ekmeği bana kaldır. Yarın sabah kahvaltıya geleceğim. 17’de biletim var. Yarın sabah birlikte kahvaltı yapacağız” dediğini belirtti.
Diyarbakır Valiliği 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü yazışmalarında da olay gününe ait ihbar kayıtları ve görüşme verilerinin dosyaya aktarıldığı görülmektedir.

Kız Kardeşine Gönderildiği Öne Sürülen Mesaj
Ailenin dikkat çektiği bir diğer konu ise Abdullah Aktaş’ın ölümünden önce kız kardeşine gönderdiği belirtilen mesaj oldu. Hediye Aktaş, oğlunun saat 15.16 sıralarında kız kardeşine mesaj gönderdiğini ve mesajda, “Eğer bana bir şey olursa bu kızdan bilin” ifadelerinin yer aldığını öne sürdü.
Ekran görüntülerinde Abdullah’ın (Apo) attığı mesajlarda “Bana bir şey olursa bu kızdan bilin hepsini bu yaptırdı bana haberiniz olsun” yazdığı ve sonrasında aramalara yanıt verilmediği görülmektedir. Aktaş, oğlunun WhatsApp son görülmesinin ise 15.44 sıralarında olduğunu belirterek mesaj ve telefon trafiğinin ayrıntılı şekilde incelenmesini istedi. “Onca mesaj, tehdit ve ses kaydı olduğu halde bize yardımcı olunmadı” diyen Aktaş, soruşturmanın bu yönünün de araştırılması gerektiğini savundu.

Kayıp Telefon İçin Aile Cevap Bekliyor
Abdullah Aktaş’ın cep telefonunun nerede olduğuna ilişkin farklı bilgiler aldıklarını dile getiren Hediye Aktaş, telefonun kendilerine teslim edilmediğini söyledi. Aktaş, telefonun önce emniyette olduğunun, daha sonra ise savcılıkta bulunduğunun kendisine aktarıldığını belirtti. “En geç bir hafta sonra size gelecek” denildiğini ifade eden Aktaş, aradan geçen zamana rağmen telefonun kendilerine ulaşmadığını kaydederek otopsi ve adli tıp faturalarındaki detaylara işaret etti.

“Telefonun Ankara’da Olduğunu Söyledi”
Hediye Aktaş, olayla bağlantılı olduğunu öne sürdüğü kişinin 9 Temmuz’da kendisini aradığını ve Abdullah’ın telefonunun Ankara’da olduğunu söylediğini aktardı. Oğlunun telefonunun nerede olduğunu kendisinin bilmediğini belirten Aktaş, buna karşın söz konusu kişinin telefonun bulunduğu yeri bildiğini savundu. Ailenin başvurusu üzerine Çatak Cumhuriyet Başsavcılığı Muhabere Bürosu ilgili itiraz evraklarını Çermik Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletmiştir.

Cenazenin Teslim Edilme Sürecini De Sorguladı
Oğlunun ölüm haberini 22 Ekim 2025’te saat 17.00 sıralarında aldığını belirten Hediye Aktaş, aile olarak yola çıktıktan sonra cenazenin Batman’ın Kozluk ilçesi civarında karşılarına çıktığını söyledi. Cenazenin neden doğrudan hastanede veya morgda aileye teslim edilmediğini sorgulayan Aktaş, bu konuda kendilerine yapılan açıklamaların yeterli olmadığını savundu. Aktaş, “Oğlumun cenazesini niye bize bırakmadınız? Biz hastaneye gelelim dedim” sözleriyle yaşanan sürece tepki gösterdi. Süreç Ergani Nöbetçi Sulh Ceza Hakimli ği’ne kadar taşınmıştır.

Teşhis İşlemine İlişkin İddia
Hediye Aktaş, soruşturma dosyasını incelediğinde H.A.Y. isimli kadının Abdullah Aktaş’ın teşhisini yaptığını gördüğünü söyledi. Bu durumun kendisinde soru işareti oluşturduğunu dile getiren Aktaş, teşhis işleminin hangi şartlarda gerçekleştirildiğinin açıklanmasını istedi.
Olayın ardından bir kişinin kendisine Abdullah’ın boynunun kırık olduğunu söylediğini öne süren Hediye Aktaş, bu konuşmanın kendileri açısından önemli olduğunu söyledi. “O kişi, bana ‘Annesi, senin oğlunun boynu kırık’ dedi. Daha rapor çıkmamıştı” ifadelerini kullandı. Ancak daha sonra kendilerine otopsi kapsamında boyun kırığına ilişkin farklı bilgi verildiğini belirten Aktaş, olay yeri incelemesi ve otopsi bulgularının yeniden değerlendirilmesini istedi.
Olay Yerine İlişkin De Soruları Var
Ailenin aktardığı bilgilere göre Abdullah Aktaş’ın cansız bedeni Çermik ilçesi Tepe Mahallesi’ndeki ağaçlık alanda bulundu. Hediye Aktaş, olayın ardından kendilerine Abdullah’ın sağlık ekiplerini arayarak bulunduğu yeri bildirdiğinin ve kendisine zarar vereceğini söylediğinin aktarıldığını belirtti. Bu iddiaya inanmadığını söyleyen Aktaş, oğlunun telefon şifresini söz konusu kişinin bildiğini öne sürerek, yapılan telefon görüşmesinin kim tarafından gerçekleştirildiğinin teknik kayıtlarla ortaya çıkarılmasını istedi.
Evlilik Planı Yaptığını Öne Sürdü
Hediye Aktaş, oğlunun söz konusu kadınla evlilik planı yaptığını da anlattı. Oğlunun kendilerine “Ayın 25’inde nikâhımız var” dediğini aktaran Aktaş, ailelerin de bu evlilik planından haberdar olduğunu söyledi. Aktaş, olayın ardından bu ilişkinin geçmişinin ve tarafların birbirleriyle olan iletişiminin ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini savundu.
Mesaj Ve Ses Kayıtlarının İncelenmesini İstiyor
Abdullah Aktaş’ın ölümünün ardından kızının arkadaşına gönderildiğini belirttiği bazı mesajları da gündeme getiren Hediye Aktaş, söz konusu mesajlarda Abdullah’ın ölümüyle ilgili ifadeler bulunduğunu söyledi. Bu konuşmalara ilişkin bir ses kaydının bulunduğunu belirten Aktaş, kaydı çeşitli resmî kurumlara gönderdiğini aktardı. Aktaş, söz konusu kayıtların soruşturma dosyasına dahil edilerek incelenmesini talep etti.
“Dosyayı Kapatmışlar Ama Kabul Etmiyorum”
Dosyanın kapatıldığının kendilerine bildirildiğini belirten Hediye Aktaş, bu kararı kabul etmediğini açıkça dile getirdi. “Ben bu dosyayı kabul etmiyorum. Kapatmayacağım da” diyen Aktaş, hukuki mücadelesini sürdüreceğini vurguladı. Ailenin talebinin herhangi bir kişinin suçlu ilan edilmesi değil, olayın tüm delilleriyle yeniden değerlendirilmesi olduğunu belirten Aktaş, özellikle telefon kayıtları, kamera görüntüleri, mesajlar, ses kayıtları ve diğer adli delillerin incelenmesini istedi.
Vanlı Aileden Yetkililere Çağrı
Maddi imkânsızlıklar nedeniyle avukat tutmakta zorlandığını belirten Hediye Aktaş, Van Barosu’na başvurduğunu ve hukuki destek aradığını söyledi. Aktaş, Adalet Bakanlığı başta olmak üzere devlet yetkililerine çağrıda bulunarak, oğlunun ölümünün yeniden araştırılmasını istedi. “Bir anne olarak sizden rica ediyorum. Bizi duyun. Oğlumun hakkını savunuyorum” diyen Aktaş, dosyanın tüm yönleriyle ele alınmasını talep etti.
“Abdullah Hayat Dolu Bir Gençti”
Oğlunun kendi canına kıyacağına inanmadığını belirten Hediye Aktaş, Abdullah’ın Çatak’ta geniş bir çevre tarafından tanındığını söyledi. Oğlunun sosyal ve hareketli bir yaşamı olduğunu ifade eden Aktaş, Abdullah’ı tanıyan kişilerin de dinlenmesini istedi. “Çatak’ın bütün düğünlerini açın, Abdullah Aktaş içindedir” diyen anne Aktaş, oğlunun çevresi tarafından sevilen bir genç olduğunu vurguladı.
Baba Salih Aktaş: Telefon Trafiği İncelensin
Abdullah Aktaş’ın babası Salih Aktaş da oğlunun ölümünden önce yaşanan sürece ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Oğlunun birlikte olduğu kadınla Van’a geldiğini ve bir süre aile evinde kaldığını anlatan Salih Aktaş, yaşananları aile olarak yakından takip ettiklerini söyledi. Aktaş, söz konusu kadının kendilerine Abdullah’ı sevdiğini ve onunla birlikte olmak istediğini söylediğini aktararak, “Bir hafta sonra Van’a geldi, eve geldi, bizde kaldı. Birlikte de kaldık. ‘Hayırdır, bizim eve neden geldin?’ dedik. ‘Ben Abdullah’ı seviyorum, onunla kalmak istiyorum’ dedi” ifadelerini kullandığını aktardı.
Kadının kendisini hemşire olarak tanıttığını belirten Salih Aktaş, aile olarak Abdullah’ın geleceği konusunda da konuşma yaptıklarını söyledi. Aktaş, “Ben de akrabaları ve aileyi çağırdım. ‘Sen ne yapıyorsun?’ diye sordum. ‘Ben hemşireyim’ dedi. Ben de iyi dedim. ‘Van’ı tercih et, Van’da kalırsanız burada birlikte kalırsınız’ dedim” diye konuştu. Oğlunun söz konusu kişiyle birlikte İzmir’e gitme kararı aldığını anlatan baba Aktaş, aile olarak tedbir amacıyla bazı bilgileri kayıt altına aldıklarını belirtti. Aktaş, “Biz İzmir’e gidiyoruz dediler. Ne olur ne olmaz kimliğinin fotoğrafını çektik. Bunlar doğru delil olsun diye yaptığımız şeylerdi” dedi.
Olay Gününe İlişkin Dikkat Çeken Zamanlama
Abdullah Aktaş’ın ölüm haberinin kendilerine ulaşma sürecini de anlatan baba Salih Aktaş, olay günü yaşanan telefon trafiğine dikkat çekti. Aktaş, “Sonra kadın beni aradı. Ardından Çermik Hastanesi beni aradı. Abdullah da beni aradı. ‘Gelin, hemen gelmeniz gerekiyor’ dediler” şeklinde konuştu. Oğlunun ölümünden kısa süre önce annesiyle de görüştüğünü belirten Salih Aktaş, Abdullah’ın intihar ettiğine inanmadıklarını vurguladı. Aktaş, “15.45’te annesiyle konuşuyor. Annesine ‘Biz yemek yiyeceğiz, kahvaltı yapacağız’ diyor. 25 kere annesini aramış. Sonrasında da ‘Ölmüş’ dediler” ifadelerini kullandığını paylaştı. Baba Aktaş, bu telefon görüşmelerinin ve olay öncesindeki iletişim trafiğinin ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini söyledi.
“Biz Gelmeden Cenazeyi Neden Aldınız?”
Oğlunun ölüm haberini aldıktan sonra aile olarak köyden çok sayıda araçla yola çıktıklarını anlatan Salih Aktaş, cenazenin aile ulaşmadan alınmasına tepki gösterdi. Aktaş, “Biz köyden 5-6 arabayla çıktık. Batman Kozluk’a gidene kadar Diyarbakır’dan araba geldi. ‘Biz gelmeden neden aldınız?’ dedim” sözleriyle yaşanan sürece tepki gösterdi. Cenazenin aile gelmeden teslim edildiğini savunan Aktaş, bu işlemin neden bu şekilde gerçekleştirildiğinin açıklanmasını istedi. Aktaş, “Aile gelmeden, birinci derece akraba olmadan verilmemesi gerekiyordu. O şekilde verdiler” dedi.
Cenazenin İşlem Sürecine Tepki
Baba Salih Aktaş, cenazenin teslim edilmesinden önce yapılan işlemlerle ilgili de eleştirilerde bulundu. Aktaş, “Cenazeye de saygısızlık yaptılar. Daha açmadan nabız yoklamışlar. Bunlar eksiklikler” ifadelerini kullandı. Yaşananlar nedeniyle Çermik Hastanesi hakkında hukuki girişimde bulunduklarını belirten Aktaş, “Biz bu hastaneye de dava açtık. Cenazeyi aldık” dedi.
Aile Şikâyetçi Oldu
Abdullah Aktaş’ın ölümünün ardından aile olarak hukuki süreci başlattıklarını belirten Salih Aktaş, kendisi ve iki kardeşinin şikâyetçi olduğunu söyledi. Aktaş, olayda adı geçen kadın hakkında da şikâyette bulunduklarını belirterek, soruşturmanın tüm tarafları kapsayacak şekilde yürütülmesini istedi. “Ne sıkıntı varsa o yapmıştır” diyen Aktaş, oğlunun ölümünün tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini savundu.
Baba Aktaş’tan Yeniden Soruşturma Çağrısı
Oğlunun ölümüne ilişkin soru işaretlerinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Salih Aktaş, “Bu soruşturma yeniden açılmalı. Bunlar sorgulanmalı” sözleriyle yetkililere çağrıda bulundu. Aktaş, aile olarak olayın bütün yönleriyle araştırılmasını ve mevcut kayıtların incelenmesini istediklerini ifade etti. Van’da yaşayan Aktaş ailesinin taleplerinin siyasetçiler tarafından da duyulmasını isteyen Salih Aktaş, Van milletvekillerine tepki gösterdi. Aktaş, “Bu Van milletvekilleri bir gün olsun bizi dinlemediler. Bir kez bizi dinlemediler. AK Parti, DEM Parti Van milletvekilleri bir gün sormadı” ifadelerini kullandı. Ailenin sesinin duyulmasını isteyen Aktaş, yetkililerden destek beklediklerini söyledi.

Bu haber, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Basın Konseyi Dayanışma ve Geliştirme Vakfı tarafından yürütülen Etik Gazetecilik Projesi kapsamındaki FSTP Hibe Programı desteğiyle hazırlanmıştır. Haberin içeriğinden yalnızca Munzur Press sorumludur ve içerik Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.
