Erdoğan telefondan, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, İngiltere Başbakanı Rishi Sunak , Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü.
Ayrıca Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Mısır başta olmak üzere bölge ülkelerini ziyaret etti ve Suudi Arabistan’da yapıalcak olan İslam İşbirliği Örgütü’nün olağanüstü toplantısına katıldı.
Türkiye’nin bu temasları, attığı adımlar ve verdiği mesajlar, izlenilen politikanın üç temel önceliğe dayandığını ortaya koyuyor.
SİVİLLER
Türkiye’nin öncelikleri arasında sivillerin korunması ve daha fazla can kaybının önlenmesi en üst sıradadır.
Türkiye, uluslararası düzeyde sivillerin korunması gerektiğini vurguluyor ve Gazze’ye insani yardımların devam etmesi için bölge ülkeleriyle işbirliği arayışında.
Mısır’a yapılan insani yardımlar, Gazze’ye ulaştırma konusunda hala anlaşma sağlanamamış durumda.
Türkiye, Gazze’de yaşanan olayları yakından takip ediyor ve İsrail’in sivil-militan ayrımını gözetmeyen operasyonlarına karşı çıkıyor.
Dışişleri Bakanı, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı şiddeti ve insani krizi eleştiriyor ve sivillerin yer değiştirme baskısı altında olmamaları gerektiğini vurguluyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’nin yaşadığı zorlukları ve insan hakları ihlallerini dile getiriyor.
Sivillerin hedef alınmaması, 7 Ekim’den beri Ankara’dan yapılan açıklamalarda vurgulanmaktadır.
Fidan, İsrail’in geçmiş operasyonlarında da sivil-militan ayrımı gözetmediğini belirterek,
“İsrail’in Gazze’yi şu ana kadar benzeri görülmemiş şekilde bombalıyor olması, yoğun sivil ölümlerine yol açması, elektriği, suyu, yakıtı kesip orayı adeta bir yokluğa, açlığa mahkum etmesi kabul edilemez” dedi.
SAVAŞIN BÖLGEYE YAYILMA RİSKİ
Türkiye’nin, hem Batılı hem de bölge ülkeleriyle sürdürdüğü temaslardaki amaçlarından biri de, savaşın bölgeye yayılması riski.
Lübnan’ın güneyinde kontrolü elinde tutan Hizbullah ve Suriye’deki İran yanlısı milis grupların, İsrail’in Gazze’ye yoğunlaşmasını engellemek amacıyla müdahale etme olasılığı, Türkiyenin kaygıların merkezinde bulunuyor.
Hizbullah ve İsrail ordusunun Lübnan sınırında silah ve mühimmat yığınak yaptıkları biliniyor.
İsrail ve birçok Amerikalı yetkili ve uzman, Hamas saldırılarının arkasında İran’ın olduğunu, ayrıca Hizbullah ve İran bağlantılı milis grupların İsrail’e saldırması durumunda talimatın Tahran’dan verildiğini belirtiyor.
Erdoğan’ın Reisi ile görüşmesi ve Fidan’ın Lübnan’daki temaslarındaki ana vurgu, çatışmanın yayılmaması için herkesin sorumluluk içinde davranması mesajına odaklanıyor.
GARANTÖRLÜK
Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye ve diğer bazı bölge ülkelerinin Filistin’e garantör olabileceklerini kaydetti.
Fidan, “İsrail için de başka ülkeler garantör olsun. Her iki tarafın da mutabık kalacağı bir antlaşmaya varıldıktan sonra, bunun gereklerinin yerine getirilmesi hususunda garantör ülkeler sorumluluk üstlensin. İsrail bölgede kalıcı barış, kendisinin de güvenliği olsun istiyorsa Filistinlilerin bir devleti olmalı. Hem Filistinliler hem de diğer devletler buna razı olacaklar. Ancak bu tür bir kompozisyonla kalıcı bir barış ortaya çıkar” dedi.
Türkiye’nin kalıcı barış için bir bir teklifi gündeme getirdiğini, başka teklifleri olan ülkeler olursa bunları değerlendireceklerini belirten Fidan, “Ama önemli olan bu krizi vesile bilerek iki devletli çözümü hayata geçirme yolunda adım atmaktır. Bölgeye kalıcı barışı getirmektir” açıklamasında bulundu.
KAYNAK: https://www.bbc.com/turkce/articles/c0wxvklqpw9o
