Mersin Anamur’da önemli tarihi yapıların, arkeolojik ve doğal sit alanları ile deniz kaplumbağalarının yuvalama kumsalının yer aldığı bölgede yapılması planlanan jeotermal sondaj projesine karşı açılan davada bilirkişi keşfi yapıldı. Bölge halkı projeyi protesto etti.
Mersin’in Anamur ilçesinde, kesin korunacak hassas alan ilan edilen Mamure Kalesi ile Pullu Tabiat Parkı’nın yer aldığı sahanın hemen kıyısındaki birisi dere yatağı, diğeri ormanlık alan olan 2 farklı poligon noktasında jeotermal kuyu açılmasına izin veren karara karşı başlatılan hukuk mücadelesi sürüyor.
Mersin 1. İdare Mahkemesi’nde görülen dava kapsamında yapılan keşfe, köy halkının yanısıra yüzlerce yaşam savunucusu da katılarak projeyi protesto etti. Bölgenin zeytin, muz, çilek başta olmak üzere önemli tarım ürünlerinin merkezi olduğunu belirten yurttaşlar, ruhsat sahasının çok yakınında sit alanlarının olduğunu hatırlattı. Bölge halkı projenin iptalini talep etti.
Önemli tarım merkezinin olmasının yanı sıra tarihi miraslara ev sahipliği yapan Anamur, jeotermal kuyularının tehdidi altında.
Öz Şimşek Jeotermal Enerji Sistemleri tarafından açılmak istenen kuyulara ilişkin Mersin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından 1 Ocak 2023’te “çevresel etki değerlendirme (ÇED) gerekli değildir” kararı verildi. Büyük kısmı geçimini çiftçilikle sağlayan bölge halkı, ruhsat alanının 1. derece sit alanını kapsadığını ve kuyuların 1. derecede doğal ve arkeolojik sit alanlarının kıyısındaki ormanlık alan ile dere yatağında açılacağını belirterek kararı yargıya taşıdı. Tarihi yapıların, sit alanlarının, tabiat parklarının ve ormanların projeden zarar göreceğine dair itirazları değerlendiren Mersin 1. İdare Mahkemesi bilirkişi keşfi yapılmasına karar verdi. Dün yapılan keşifte büyük bir kalabalık toplandı. Jandarmanın aldığı güvenlik önlemleri altında bölgeye gelen heyet, mahalle sakini kadınlar tarafından alkışlı protesto ile karşılandı. Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz ve Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş ile sanatçı Erdal Güney de yurttaşlarla birlikte itirazlarını dile getirdi. Belediye Başkanı Durmuş Deniz, “Görüldüğü gibi vatandaş böyle bir jeotermal kuyunun buraya kazılmasını istemiyor. Hepimizin bildiği gibi Anamur, bir tarım cennetinin yanı sıra, turizm cenneti olmaya da aday bir ilçe. İlçemizde tarım birinci gelir, subtropikal iklim bitkileri, yaklaşık 30 bin dönüm kapalı alanda yetiştirilmekte. Muzudur, avokadosudur, ejder meyvesidir, mangosudur. Böyle bir doğanın bozulmasını vatandaş istemiyor, bu kuyu da zaten 300 metrelik bir alana vurulacak diyor. Ne amaçla vurulmak istendiğini belirtmediler” diye konuştu.
ŞİRKETİN AVUKATI DEĞİLSİNİZ
Bölge halkı keşif sırasında şirketin avukatı gibi davrandığı gerekçesiyle idarenin avukatına tepki gösterdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’nün avukatının “Santral kurmayacağız, sadece jeotermal su var mı yok mu diye bakacağız” şeklindeki sözlerine yurttaşlar, ‘Siz şirketin avukatı değilsiniz’ diyerek tepki gösterdi. Çıkan tartışmanın ardından jandarmadan koruma talep eden avukat, bölgeden uzaklaştı.
KORUNMASI GEREKEN ZENGİN BÖLGE
Bilirkişilerin bölgeyi incelemesi ve itirazları dinlemesinin ardından keşif sona erdi. BirGün’e Mersin Çevre Derneği Anamur Temsilcisi ve davanın avukatı Seyda Afyoncu, bölgenin ekolojik ve tarihi önemine dikkat çekti. Bölgede fay hattı olmadığı için sıcak su da bulunmadığını belirten avukat Afyoncu, “Yapılmak istenen projenin hemen karşısında en az 1500 yıllık bir kale var. Önemli arkeolojik kalıntılar var. Pullu Tabiat Parkı 1. derece doğal sit alanı. Aynı zamanda kumsal deniz kaplumbağalarının yuvalama kumsalı. Poligon noktalarından biri dere yatağında, diğeri ise ormanlık alanda. Sondaj sırasında ormanlık alan parçalanacağı için yangın riski de yüksek. JES dahil her ne olursa olsun hiçbir madencilik faaliyetinin asla yapılamayacağı bir yer. Üstelik burası aktif depremsel bir bölge değil ve bildiğim kadarıyla fay kırıkları da bulunmuyor. Yani sıcak suyun karlı olabilecek bir derinlikten çıkması mümkün değil. Projenin sosyal ve kümülatif etkileri değerlendirilmeden verilmiş, kamu yararı taşımayan ÇED gerekli değildir kararına açtığımız dava, her yönüyle haklı. Umarız ki bilirkişiler, hukuka ve bilime aykırı bu projeye onay vermezler” ifadelerini kullandı.
