Şırnak’ın Cizre ilçesinde 04 Eylül 2015 tahininde Valilik tarafından ilan edilen sokağa çıkma yasakları sırasında öldürülen Mehmet Emin Levent hakkında AYM, yaşam hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle hem hak ihlali kararı verdi hem de aileye tazminat ödenmesine hüküm etti.
Dindar KARATAŞ – Şırnak Valiliği 04 Eylül 2015 tarihinde, Cizre ilçesinde süresiz sokağa çıkma yasağı ilan etti. Yasak duyurusunu takip eden saatler içerisinde güvenlik güçleri ilçe genelinde operasyon başlatmış bir çok kez ilçenin çeşitli yerlerinde çatışmalar yaşanmış ve bu çatışmalar esnasında aralarında çocuk kadın ve yaşlıların da bulunduğu 20 civarında sivil vatandaş hayatını kaybetmişti. İlan edilen birimce sokağa çıkma yasağı toplam 8 gün devam etmiş ve bu sırada birçok sivil vatandaş yaşanan operasyonlar sırasında hayatını kaybetmişti.
EMNİYETE GÖRE MEHMET EMİN LEVENT HİÇ ATEŞ ETMEMİŞ
Cizre ilçesindeki Operasyonlar sırasında polis kurşunu ile hayatını kaybeden 21 yaşındaki Mehmet Emin Levent’in Cizre ilçesine bağlı Nur Mahallesi Özgür Sokak’ta kafasına isabet eden kurşun ile yaşamını yitirdiği raporlarda yer alıyor. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 27 Ekim 2015 tarihli raporunda Mehmet Emin Levent’in elleri ile vücudundan alınan svaplarda ve kıyafetinde atış artığına rastlanmadığı kaydedildi. Dolayısıyla Mehmet Emin Levent’in polise karşı herhangi bir silah kullanmadığı ve çatışmaya girmediği sonucunun ortaya çıkığı belirtiliyor. Mehmet Emin Levent’in ablası Hanife Levent kardeşinin ölümünden sonra Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına giderek kardeşinin sivil olduğunu silah kullanmadığını ve kardeşinin kasten öldürüldüğünü belirterek suç duyurusunda bulunarak fail veya faillerin bulunması için suç duyurusu dilekçesi verdiği ancak Cizre Cumhuriyet Savcılığı 2018 yılında suç duyurusu ile ilgili “kovuşturmaya yer yok” kararı vererek dosyayı kapatmıştı.

“ÇATIŞMA YAŞANMADI”
Mehmet Emin Levent’in yakınları Cizre Cumhuriyet savcılığının verdiği takipsizlik kararına itiraz ederek bir üst mahkemeye başvuru yaptı. Aile Sulh Ceza hakimliğine takipsizlik kararının kaldırılması için yaptıkları itiraz başvurusunda Mehmet Emin Levent’in öldürüldüğü yerde herhangi bir olayın yaşanmadığını dolayısı ile bir çatışmanın söz konusu olmadığı, Mehmet Emin Levent’in bilinçli olarak hedef gözetilerek uzak atış ile öldürüldüğünü, silahının bulunmadığını, olay yeri incelemesi yapılmadığını, tanık beyanlarının araştırılmadığını, etkili soruşturma yürütülmediğini belirterek itiraz etti. İtirazı değerlendiren Şırnak Sulh Ceza Hâkimliği, takipsizlik kararını bozmayarak onadı. Bunun üzerine aile üyeleri Anayasa Mahkemesine, “yaşam hakkının ihlal edilmesi” gerekçesiyle bireysel başvuru yaptı.

AYM: YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMA YETERLİ DEĞİL
Başvuruyu değerlendiren Anayasa Mahkemesi(AYM), 7 Şubat’ta kararını açıkladı. AYM, “Soruşturmanın makul bir özen ve süratle yürütülmesine ilişkin gereklilik yönünden soruşturma makul sayılabilecek bir sürede tamamlanmadığı dikkatleri çekmektedir dedi. Ceza soruşturmasına ölüm olaylarının öğrenilmesiyle derhâl başlanmıştır. Levent’in ölümü nedeniyle yürütülen soruşturma 12 Mart 2018 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddi ile sona ermiştir. Somut olayın şartlarında soruşturmanın başlamasından sonuçlanmasına kadar geçen 2 yıl 6 ay sürenin özellikle son 2 yılında soruşturmanın sonucuna etkili kabul edilebilecek bir işlem yapılmamış olduğu da dikkate alınarak etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü bakımından makul olmadığı değerlendirilmiştir. Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmanın ölüm olayını çevreleyen şartların ortaya çıkartılabilmesi için gereken derinlikte yürütülmediği, olay yeri incelemesi, kamera ve telsiz kayıtları ile olayın görgü tanıklarının araştırılmasına yönelik işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Mehmet Emin Levent’in ölümü hakkında yürütülen soruşturmanın yeterli olduğu söylenemez” ifadelerine yer verdi.

SORUŞTURMA YENİDEN AÇILACAK
AYM, Mehmet Emin Levent’in yaşamını yitirmesi hakkında oy çokluğuyla aldığı kararlar şöyle:
“Yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine oy çokluğuyla, Kararın bir örneğinin yaşam hakkının usul boyutunun ihlalinden doğan sonuçların ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ve başvuruculara net 120 bin TL manevi tazminatın müştereken ödenmesine karar verilmiştir.”
