T24’te bir köşe yazısı kaleme alan Ceren Önder Kandemir, babası Sırrı Süreyya Önder’in ölümünün ardından kendisine ve ailesine yöneltilen eleştiriler ile sosyal medya saldırılarına sert yanıt verdi. “Babamın Terekesi” başlıklı yazısında Kandemir, babasından kalan üç mirası “gülüp geçme öğretisi, itiraz ve dikta üslubuna tepki” olarak tanımladı. Yazı, sadece kişisel bir savunma değil, aynı zamanda barış mücadelesine ve siyaset dilindeki hoyratlığa karşı bir çağrı niteliği taşıyor.
“Babamın terekesinden bir araba ve 2 milyon lira çıktı”
Ceren Önder, yazısında babasının maddi mirasını ayrıntılı biçimde anlattı:
“Babam Sırrı Süreyya Önder, yıllarca milletvekilliği yaptı, filmler çekti. Tüm banka hesaplarının toplamında 2 milyon lira, bir de Citroën arabası çıktı terekesinden. Ne bir dolar hesabı ne bir mülkü ne de borcu vardı.”
Kandemir, babasının kişisel çıkar peşinde koşmadığını, makamını hiçbir zaman kendine kazanç sağlamak için kullanmadığını belirtti.
“Bankadaki tüm parasıyla 1+1 bir ev bile alamazdı. Çünkü dayanışmayı alışkanlık edinmiş, kimseye borçlanmamaya yemin etmişti.”
“Barış için canını ortaya koyanlara gölge etmeyin”
Yazısında bazı siyasetçilere doğrudan seslenen Kandemir, barış sürecine emek vermiş insanlara yöneltilen “ulak” ithamına tepki gösterdi:
“Abiler, ablalar… Siz ne istiyorsunuz?
Sonradan hapsedilme riskini, babamın arabasına yerleştirilen düzenek gibi suikast girişimlerini göze alarak barışa köprü kuran insanlara ‘ulak’ demeye utanmıyor musunuz?”
Kandemir, barışın “bir hayatta kalma meselesi” olduğunu vurguladı:
“Barış, dostlar arasında yapılan bir anlaşma değildir.
Madem barış uğruna çalışmaya üşeniyorsunuz, korkuyorsunuz, bari canını barış uğruna ortaya koyanlara gölge etmeyin.”

“Eşim waffle satarak geçiniyor, ama biz babamdan gülüp geçmeyi öğrendik”
Yazıda Ceren Önder, ailesine yöneltilen sosyal medya saldırılarına da yanıt verdi.
Bazı trol hesapların eşi üzerinden yürüttüğü karalama kampanyalarına değinerek, eşinin yıllardır turizm sektöründe emek vererek geçindiğini vurguladı:
“Eşim Galatasaray Lisesi’nde okudu, Boğaziçi’nde turizm eğitimi aldı.
20 yıldır tur rehberliği yaptı, turistlere waffle hazırladı.
Bir mülkü yok, işletmeci olarak çalışıyor.
Ama onu zengin ilan edecekler.
Tam bu noktada babamdan aldığım gülüp geçme öğretisi imdadıma yetişiyor.”
Kandemir, kendisine yöneltilen “fakir edebiyatı” eleştirilerine de yanıt vererek, “Babamın sade yaşamı onun onuruydu” dedi.
“Terekenizi bir gözden geçirin”
Yazısının sonunda Ceren Önder Kandemir, isim vermeden bazı milletvekillerine seslendi:
“Oturduğunuz yerden zehir saçan vekiller, sizleri de terekenizi bir gözden geçirmeye davet ediyorum.”
Kandemir, babasının ölümünden sonra dahi süren siyasi saldırılara karşı, barış savunucularına yönelik haksızlıklara dikkat çekti. “Bu ülke olarak kaybedecek daha fazla zamanımız yok.
Barış, bir lüks değil; bir hayatta kalma mücadelesi.”
Munzur Press değerlendirmesi
Ceren Önder Kandemir’in kaleme aldığı “Babamın Terekesi”, bir babayı anmanın ötesinde, barış uğruna bedel ödeyen bir kuşağın mirasını savunuyor. Yazı, siyasetin kişisel çıkarlardan arındığı, dürüstlüğün ve vicdanın yeniden değer kazandığı bir yaşam çağrısı olarak okunabilir.
Sırrı Süreyya Önder’in sade ve onurlu hayatı, kızının kaleminde bir kez daha halkın vicdanında yer buluyor.
