Prof. Dr. Karatay’dan intiharlara ilişkin önemli açıklamalar

featured

Türkiye’de ve Dersim’de son zamanlarda yaşanan intihar vakalarına ilişkin Munzur Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Gülnaz Karatay, çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Prof. Karatay, vakaların nedenleri, mevsimsel bağlantısı, bu konuda yürütülen akademik çalışmalar, yapılması gerekenler ve intihar haberciliği üzerine konuştu. 

Haber: Peter Kaso

İntiharın konuşulması gereken zor konuların başında geldiğini söyleyen Prof. Dr. Karatay, “Çünkü intihara yüklenen anlam, ölüm şeklinin toplumda yarattığı etki diğer ölüm şekillerinden çok farklı. İntihar, dünyada ne yazık ki her yıl 700 bin insanın yaşamanı sonlandırdığı bir ölüm biçimi. Ve gençler de ölüm sıralamasında ilk 4 sırada yer alıyor. Özellikle bu ölümlerin büyük kısmı düşük, orta gelir grubundaki ülkelerde yaşanıyor. Böyle bakınca biz intiharları coğrafyadan, ekonomiden, siyasal koşullardan, iklimden bağımsız düşünemiyoruz. Günümüzde yaklaşık yetişkin nüfusun yüzde 5 i depresyondan muzdarip. Bu gruplar etkili tedavi alamadıklarında stigma etkisiyle önemsememe nedeniyle ya da damgalanma korkusuyla intihara kadar gidebiliyor” dedi.

Son zamanlardaki vaka artışları nedeniyle intiharın yeniden konuşulduğunu söyleyen ve iklimin etkisine değinen Karatay, “İntiharın dinamiğinde birçok neden var. Ruhsal hastalıklar en başat etkiye sahip. Ruhsal hastalıkların iklimle tetiklendiğini de biliyoruz. Bunların bir kısmından depresyon sorumlu. Depresyon tedavi edilebilir bir durum iken çeşitli faktörlerin etkisiyle gençler tedavisiz kalabiliyor ya da sürdüremiyorlar. Bu nedenle gençlerde vaka artışları daha fazla oluyor. Tabi ki yaşlılarda da vakalar gözlemleyebiliyoruz” diye konuştu.

DERSİM’DEKİ İNTİHARLAR İÇİN AKADEMİK ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLDÜ

Dersim’de yaşanan intihar vakalarına ilişkin akademik çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Prof. Dr. Gülnaz Karatay, “Öncelikle kentin bu anlamda bir haritasını çıkarmaya çalıştık. Hangi ilçelerde, hangi mahallelerde riskli kesimler var. İlçe bazlı, mahalle bazlı, yoksullukla bağına işaret eden bir takım verilerimiz var. Bu çalışmanın ardından tamamlanmış 14 intihar deneyimi olan aileyle derinlemesine bireysel görüşmeler yaptım. Bu çalışmada intihar öncesi, sırası ve sonrası süreçleri anlamaya çalıştım. Özellikle de aile deneyimlerini anlamaya çalıştım. Bunu toplumla paylaşmayı da çok isterim. Tabi ki burada kent için bazı riskler dikkatimi çekti. Örneğin intiharların çocukluk çağı travmalarıyla, ailesel döngüden gelen alkolizmle, coğrafyadaki bir takım travmalarla bağının olduğu dikkatimi çekti. Bütün bunların daha iyi anlaşılması için kentte valilik bünyesinde bir komisyon var. Bu komisyonun herhangi bir vakayı yakından takip etmesi, izlemesi, nedenlerini daha ayrıntılı şekilde ortaya koyması önemli. O yüzden mesela şunu diyemiyoruz. Son beş yıla göre ilimizde intihar vakalarında artış ya da azalış olmuştur. Bunun için elimizde sağlıklı veriler yok ne yazık ki. O yüzden her bir vaka olduğunda alevleniyor, tetikleniyoruz, konuşuyoruz vaka sönümlenmesi olduğu dönemlerde mesele tamamen unutuluyor. Yeni bir vaka olduğunda tekrar tetikleniyoruz. Bu sağlıklı bir tepki değil. İntihar vakalarının meydana geldiği sıcak dönemlerde bu meseleyi konuşmak doğru değil ama bir şekilde bizim de sorumluluğumuz var. Örneğin çevremizde bu yönde sinyal veren insanlar için neler yapabiliriz,  buna ilişkin toplum olarak biraz farkındalık geliştirmeye ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

NELER YAPILABİLİR?

Munzur Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Gülnaz Karatay, intiharların önlenmesi konusunda yapılması gerekenleri de anlattı.  

Karatay, “Depresyon belirtisi gösteren bireylere çok dikkat etmek gerekiyor. Örneğin uyku problemleri yaşayan, yeme davranışı bozulmuş, kilo veren, sürekli mutsuzluktan yakınan, ölümden bahseden kişileri çok ciddiye almak gerekiyor. Bunlar için çeşitli hatlar var, bu hatlara ulaşılabilir. Psikiyatri klinikleri var ya da ilimizde KETEM’in olduğu binada sağlıklı yaşam merkezinde ücretsiz psikolojik destek sunan psikologlar var. Bunlarla bağlantıyı artırmak ve bu vakaları mutlaka temas ettirmek gerekiyor. Çünkü ruhsal hastalıkların önemli bir kısmı tedavi edilebilen hastalıklardır. Örneğin depresyon, siz bir süre ilaç kullandığınızda beyindeki kimyasalları yeniden düzenlediğinizde tedavisi mümkün hale geliyor. Yani intihar vakalarının büyük bir kısmında depresyon söz konusu. Onun dışında duygusal intiharlar da var. Evlilik, maddi krizden kaynaklı ani gelişen vakalar var. Bu durumda da çok dikkatli olmak gerekiyor. Bu anlamda toplumsal desteği kaybetmemek gerekiyor. Kültür bu konuda önemli bir işleve sahip. Alevi kültürünün bir çok avantajı var. Yine sosyal destek sistemini kaybetmemek gerekiyor. Birbirimize duyarsız davranmamız gerekiyor. Yolunda gitmeyen şeyler fark ettiğimizde bunu ciddiye almamız ve sosyal desteği, dayanışmayı güçlendirmemiz gerekiyor. Öte yandan toplum içinde akademik çalışmaların artırılması, risk grupları kimlerdir, hangi yaş grupların açığa çıkıyor, altta yatan dinamikler nelerdir? Buna ilişkin akademik çalışmaların desteklenmesinde ciddi yarar var diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“İNTİHAR HABERCİLİĞİ, ÖZEL BİR HABERCİLİK SÜRECİ GEREKTİRİYOR”

İntihar vakalarının haberleştirilme şeklinin son derece önemli olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Gülnaz Karatay, “İntihar haberciliği çok özel bir habercilik süreci gerektiriyor. Bir vaka olduğunda peş peşe vakalar birbirinin etkisiyle gerçekleşebiliyor. Bu yüzden intihar haberciliği son derece hassas bir habercilik. İntiharın nasıl verildiği, dili, teşvik etmeden, özdeşim gruplarını tetiklemeden, oluş biçimi, olayın nasıl gerçekleştiğini çok sunmadan, maktulleri eyleminden ötürü onurlandırmadan, aşırı dramatize etmeden verilmesi gerekiyor. bununla ilgili uluslararası bir standart var. Bizim kentimizde bu anlamda bir duyarlılık oldu. Sosyal medyada insanlar birbirini denetliyor. Ancak bu yeterli değil. Bununla ilgili de ciddi bir çalışma planlaması iyi olur” dedi.

Prof. Dr. Karatay’dan intiharlara ilişkin önemli açıklamalar

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Munzur Press ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!