Ovacık’ta gerçekleştirilen “Dil, Kültür, İnanç, Ekoloji, Dersim ve Ovacık’ın Temel Sorunları, Yozlaşma, Çeteleşme, Göç ve Bağımlılık” başlıklı panelin moderatörlüğünü Ali Kandil üstlendi. Panele Eğitimci Hıdır Eren, Araştırmacı-Yazar Nesimi Aday, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Munzur Koruma Kurulu aktivisti Gülender Batmaz ile yerine kayyım atanan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül konuşmacı olarak katıldı.
Panelin açılış konuşmasını yapan Mustafa Sarıgül, ana dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını, toplumsal hafızanın, kimliğin ve kültürel değerlerin korunmasında belirleyici bir rol üstlendiğini ifade etti.
Eğitimci Hıdır Eren ise Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan tek dil ve tek kimlik anlayışını eleştirerek, bu politikaların farklı halkların dili, inancı ve yaşam biçimleri üzerinde asimilasyona yol açtığını söyledi. Eren, tarih boyunca yaşanan katliamlar, sürgünler ve zorunlu göçlerin de bu politikaların bir parçası olduğunu savundu.
Araştırmacı-Yazar Nesimi Aday da dil, kültür ve inanç alanlarında yaklaşık bir asırdır süren asimilasyon politikalarına dikkat çekti. Kavramların özellikle son 50 yılda bilinçli şekilde ayrıştırıldığını öne süren Aday, yaşanan katliamların toplumun hafızasında derin izler bıraktığını belirterek, ana dilin ve kültürel değerlerin korunmasının önemine vurgu yaptı.
ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ise Alevi toplumunun tarih boyunca baskı, inkar ve asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. İnanç ve kültürün yalnızca kurumların sorumluluğuna bırakılmaması gerektiğini ifade eden Aslan, Alevi toplumunun bulunduğu her yerde kimliğine, kültürüne ve inancına sahip çıkarak mücadelesini büyütmesi gerektiğini dile getirdi.
Munzur Koruma Kurulu aktivisti Gülender Batmaz da konuşmasında Dersim’deki ekolojik tehditlere dikkat çekti. Bölgede çok sayıda maden ruhsatı bulunduğunu belirten Batmaz, Munzur havzasının endemik bitki türleri açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Doğal yaşamın korunabilmesi için yerel halkın ekoloji mücadelesine daha güçlü katılım sağlaması gerektiğini ifade eden Batmaz, yaşam alanlarının korunmasının ortak sorumluluk olduğunu kaydetti.
