Mobbinge uğradığını belirten Rahime Turan, hukuksuz uygulamalara maruz kaldığını belirtirken emekçilere haksızlık karşısında susmama çağrısı yaptı.
2015 yılından sonra birçok alanda kutuplaşmalar meydana geldiği gibi sendikal alanda da yetki alanı tartışmaları ve işçiler arası rekabet zirve yaptı. Öyle ki Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işten atılanların çoğu iş arkadaşlarının şikâyetleri üzerine işsiz kaldıklarını öne sürmüştü.
En son Diyarbakır Eğitim Sen 1 Nolu şube yaptığı açıklamada kentte yaşanan sorunları ve eksiklikleri tespit etmek amacıyla yaklaşık bin öğretmen ile anket gerçekleştirdiklerini söyledi. Anket sonucunda ise erkek öğretmenlerin yüzde 50’si kadın eğitimcilerin ise yüzde 34’ünün mobbinge uğradığı sonucu ortaya çıktı.
Iğdır’da ise daha önce PTT başmüdürü olarak görev yapan ve Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) üyesi olan Rahime Turan, Munzur Press’e uzun yıllardır yaşadığı mobbingi anlattı.
‘Haksızlığa itiraz ettiğim için sürgün edildim’
Ağrı Doğubeyazıt’lı olan Rahime Turan Yıldırım mesleğinin 1.yılında Iğdır’a başmüdür olarak atandığını belirterek 32 yıldır Iğdır’da mesleğine zorlu şartlarda devam ettiğini aktardı. Turan, “Bu 32 yıl boyunca çok baskıya uğradım fakat yılmadım. İşimi doğru yaptım ancak özellikle Kürt olduğum için çok ötekileşmeye maruz kaldım. Ancak en son yol yardımı ücretimi kestikleri için yaptığım itiraz nedeniyle üst birimden alt birime sürgün edildim. Yeni atanan başmüdür ve idari işlem idari vekili tarafından şiddetli bir şekilde psikolojik baskı altında tutuldum. Bunların hepsi hakkımı aradığım için oldu” iddialarında bulundu.
‘Sendikamın desteği ile davamı kazandım’
2 yıl önce sendika üyesi olduğunu söyleyen Turan, “ Sendikalı olduktan sonra özellikle baskılar artmaya başladı. ‘istifa et, ne işin var o sendikada’ gibi baskılar oluştu ben de istifa etmedim ve sonucunda bunlar yaşandı. Ya da bu baskıları alttan yaparak benim yerime kendi tanıdıklarını getirmek için uğraştılar” diyerek sözlerine şu şekilde devam etti;
“Yol hak ücretimi dilekçe yazarak istedim. 3 aylık bir süreçte bana ödeme yapıldı. 3 ay sonra yeni atanan başmüdür servisime gelerek bana ‘sen muhasebeyi tek başına yürütür müsün, emekli olursan nasıl yapacaksın’ gibi sorularla mobbing uyguladı. Ben de muhasebenin PTT’ni temeli olduğunu ve tek başına yürütülemeyeceğini belirttim. Özellikle sendika konusunda orada ne işimin olduğunu ve istifa etmem gerektiğini söylüyordu. Sonrasında sendikamın öncülüğü ile yol hak davamı kazandım. Bu saye de tüm çalışanlar yol hakkı aldı. Şuan da psikolojik baskılar devam diyor ama davamda haklıyım. Elle tutulur ya da yüz kızartıcı bir suçum yok davam da haklıyım ve sonuna kadar devam edeceğim.”
‘Yıllarca sustum, artık susmayacağım’
Turan son olarak; “48 yaşındayım. Bu yaştan sonra bana zulmü yaşatıyorlar. Kadınlık ve annelik gururumla oynadılar. Aile düzenim ve sağlığım bozuldu. Israrla beni emekliliğe teşvik ediyorlar. Ben emekli olmam. Düzenli bir şekilde çalışıyorum. Çok şiddetli bir biçimde mobbing altındayım herkes duysun. Yıllarca sustum artık susmayacağım. Bütün baskıya uğrayan emekçilere sesleniyorum. Asla haklı olduğunuz davanızdan vazgeçmeyin” çağrısında bulundu.

‘Diğer sendikaların iktidar savaşı bu sonuçları ortaya çıkarıyor’
KESK 7 nolu şube sekreteri Ahmet Aydoğan ise PTT’nin genel yönetim anlayışının sonuçlarını yaşadıklarını söyleyerek, “Türkiye’nin tüm illerinde bu sorunları yaşıyoruz. İki sendikanın iktidar olma çabasının sonuçları da var. Kamu-SEN’e bağlı Türk Haber Sen ve Memur Sen’e bağlı birlik haber sen. Bu iki sendikanın başmüdürlüğü kaybetme korkusu ile sürekli çalışanları tehdit ettiği, baskı kurduğu bir anlayış var. Zaten Iğdır’da bulunan merkez PTT’nin çalışanlarına baktığımızda hemen hemen hepsinin belli bir kimlik ve sendikaya bağlı olmasının tesadüf olmadığını düşünüyoruz. 180 yıllık bir kurumun kadim kimliğine yakışmayan bir tutumdur. Anayasal temelde herkesin eşit olduğu bu durumda kurumsal bir alanda yaşanan eşitsizliği KESK olarak kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Artık yeter!’
Basın açıklaması ile kamuoyu oluşturma çabası içinde olduklarına değinen Aydoğan, şu cümleleri sıraladı; “Bizler emekçiyiz ve insanlara kamusal hizmeti en iyi şekilde sağlama derdindeyiz. Yine bu sendikanın üyeleri olarak kimsenin etnik kimliğine vb. unsurlara bakmadan çalışıyoruz. Ancak diğer sendikaların kurum çalışanları özellikle Iğdır, Kars, Mardin, Siirt gibi illerde kentin demografik yapısını suiistimal ederek yaratmak istediği karşıtlığı kabul etmiyoruz. PTT genel müdürlüğüne de sesleniyoruz. Artık yeter! Liyakatsiz atamalara son verin. Yine öneri olarak bundan sonraki yapılacak olan başmüdür atamalarında kurumda çalışan personellerle bir anket yapılsın ve sonucu uygulansın.”
‘Sendikal ve haklı mücadeleyi yapan biziz’
Aydoğan son olarak şöyle konuştu; “Daha önceki yıllarda bir üyemiz vardı ve bugün sayımız 8. Tüm baskı ve ötekileştirilmeye rağmen bu arkadaşlarımız tutumunu ortaya koyuyor. Baskıcı bir ortam olmasa burada belki de KESK Haber Sen yetki alacak düzeye gelecek. Çünkü sendikal ve haklı mücadele yapan biziz, kurumsal mücadeleyi en iyi yapan biziz. Bu iki sendika sendikal mücadele yapmayarak kendi üyelerine de haksızlık ediyor.”

‘Kadınlar hayatın her alanında mobbinge maruz kalıyor’
En son konuşan KESK üyesi Zaman Şaman Işık ise kadınların her alanda mobbinge maruz kaldığını söyleyerek şu sözleri kullandı ; “Bu olay uzun süredir varlığını sürdürüyor. Ancak sonrasında faşistliğe, Kürt kimliğine yönelik ayrımcılığa varmaya başladı. Özellikle üye olduğumuz sendikaya yönelik bir tutum vardı. Özellikle bir kadın olarak düşündüğümde kabul edilemez bir şey olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’de zaten kadın olmak hayata yenik başlamak anlamına geliyor. Yapılan haksızlığa adaletsizliği zulme kesinlikle sessiz kalmayacağız. Arkadaşlarımızın her zaman yanında olacağız. Hukuki yolların dışına çıkmamak şartı ile elimizden ne gelirse yapacağız. Türkiye’nin 81 ilinde bu durumun yaşandığını görüyoruz. Her türlü dayatma ile karşılaşıyoruz. Kadın, etnik kimlik ve sendika kimliği nedeniyle bu zulmü her yerde yaşıyoruz. Umarım zamanla bunları aşacağız. Tüm KESK’li arkadaşlarımızın yanında olacağız.” Iğdır KESK binasında konuya dair DEM Parti Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun ve KESK üyelerinin katılımı ile basın açıklaması gerçekleştirildi.
