İlginç bir tesadüfü anlatacağım…
Gülistan Doku soruşturmasında “yağma” suçlamasıyla tutuklu bulunan Ferhat Güven’i haberleştirmiştim.
Ferhat Güven, Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla yargılanıyordu. Bu dosyada dikkat çeken başka isimler de vardı: Daha sonra Tunceli Belediye Başkanı seçilen DEM Partili Cevdet Konakile Ovacık Belediye Başkanı seçilen CHP’li Mustafa Sarıgül de aynı dosyanın sanıkları arasındaydı.
Mahkeme, 20 Kasım 2024’te Konak, Sarıgül, Güven ve dosyadaki diğer sanığa “terör örgütüne üye olma” suçundan 6 yıl 3’er ay hapis cezası verdi. Kararlar istinaf yolu açık olmak üzere verildi. Konak ve Sarıgül, bu kararların ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevlerinden uzaklaştırıldı ve yerlerine görevlendirme yapıldı.
Sonel’in mahkemeye gönderdiği yazı
Ama bu dosyanın benim açımdan dikkat çekici başka bir tarafı vardı.
Ferhat Güven’in yargılandığı dönemde, eski Tunceli Valisi ve dönemin Ordu Valisi Tuncay Sonel, 20 Nisan 2023 tarihinde Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne Ferhat Güven hakkında resmi bir yazı gönderiyor.
Sonel o yazıda Güven için;
“Bizim dönemimizde de (30 Haziran 2017-16 Haziran 2020) vatanını ve milletini seven bir birey olarak devletimize hizmet etmiştir” diyor.
Hatta Güven’in PKK/KCK hakkında güvenlik birimlerine bilgi, belge ve doküman noktasında yardımcı olduğunu ve kayyum döneminde Tunceli Belediyesi’nde güvenlik birimlerinin referansıyla işe alındığını belirtiyor.
Ancak yargılama sonunda mahkeme Ferhat Güven’e “terör örgütüne üye olma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Dosya istinafa gönderildi.
Ben Tuncay Sonel’in mahkemeye gönderdiği bu belgeyi ele geçirip haberleştirdim.
Belge ortadaydı. Haber kaldırılmadı.
Sonrasında ne oldu?
Gülistan Doku soruşturmasında bu kez “yağma” suçlamasıyla tutuklanan Ferhat Güven, cezaevinden avukatı aracılığıyla bana ihtarname gönderdi.
“Lekelenmeme hakkı” ve “özel hayatın gizliliğinin” ihlal edildiğini ileri sürerek haberin kaldırılmasını istedi.
Belge ortadaydı. Haber kaldırılmadı.
İhtarnameyi gönderen avukatın adına baktım:
Mustafa Selami Ekici.
Merak edip araştırdım. Ferhat Güven’i savunan avukat, 25 Mart 2009’daki helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ailesinin de yıllardır avukatlığını yapan isimdi.
Savunma hakkı temel bir haktır. Bir avukatın Ferhat Güven’i savunmasını elbette eleştirmiyorum. Ancak isim dikkatimi çekmişti. O gün kendi kendime “Ne alaka?” diye düşünmüştüm.
Aynı isim, başka bir soruşturma
Bugün Mustafa Selami Ekici’nin ismi yeniden karşıma çıktı.
Bu kez Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada.
Ekici’nin soruşturmanın ikinci dalga operasyonunda gözaltına alındığı bildirildi.
Gazeteci Nedim Şener’in aktardığı bilgiye göre; Ekici hakkında UYAP kayıtlarında Bank Asya’daki parasını artırdığı, FETÖ’ye destek amacı taşıdığı öne sürülen protesto eylemlerine katıldığı, Hukuk ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu asil üye kaydının bulunduğu ve bazı kişilerin ifadelerinde FETÖ ile “irtibat ve iltisaklı” olduğuna ilişkin beyanların yer aldığı ileri sürülüyor.
Bunların soruşturma aşamasındaki iddialar olduğunu ve kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü anlamına gelmediğini özellikle belirtmek gerekiyor.
Şimdi tabloya bakın
Şimdi tabloya bakın:
Ferhat Güven: Gülistan Doku soruşturmasında “yağma” suçlamasıyla tutuklu.
Tuncay Sonel: Ferhat Güven yargılanırken mahkemeye Güven hakkında resmi yazı gönderen eski Tunceli Valisi.
Mustafa Selami Ekici: Sonel’in yazısını haberleştirdiğim için Ferhat Güven adına bana ihtarname gönderen avukat.
Ve bugün Ekici, yıllardır avukatlığını yaptığı Muhsin Yazıcıoğlu ailesinin merkezinde bulunduğu helikopter kazası soruşturmasında gözaltında.
Bazen gazetecilikte bir belgenin peşinden gidiyorsunuz; yıllar sonra aynı dosyadaki isimler, hiç beklemediğiniz başka soruşturmalarda yeniden karşınıza çıkıyor.


