Kırmızıdağ’dan orman işletme ve doğa korumaya “katı atık” başvurusu

Kırmızıdağ’dan orman işletme ve doğa korumaya “katı atık” başvurusu

Kırmızıdağ Çevre ve Yaşam Platformu üyeleri, katı atık bertaraf tesisi projesine “Kesin izin verilmemesi” amacıyla orman işletme müdürlüğü ile doğa koruma ve milli parklar şubesine dilekçeyle başvuruda bulundu.

Kırmızıdağ Çevre ve Yaşam Platformu üyeleri, merkez belediyesi öncülüğünde Dersim Katı Atık Birliği (DER-KAB) tarafından merkez Sütlüce bölgesinde yapımı planlanan katı atık bertaraf tesisine izin verilmemesi için orman işletme müdürlüğü ile doğa koruma ve milli parklar şubesine dilekçeyle başvuruda bulundu.

Platform üyeleri tarafından Tunceli Orman İşletme Müdürlüğü’ne verilen dilekçede, projenin gerçekleştirileceği 18,3 hektarlık alanın tamamının orman sahası olduğu belirtilerek, “Proje alanı tamamen meşe ağaçları ve yer yer de ardıç ağaçları ile kaplıdır. Kurumunuz tarafından hazırlanan ÇED İnceleme ve Değerlendirme Formunda “bahsi geçen faaliyet itirazlar nedeni ile her ne kadar sosyal problemler yaratacaksa da” geçici izinler verilmiştir. Geçici ön izinler sonrası proje sahibi tarafından önümüzdeki süreçte “Kesin İzin” talebi ile kurumunuza başvuru yapılacaktır. Erzincan İdare Mahkemesi tarafından mahallinde yapılan keşif neticesinde hazırlanan Bilirkişi raporu uyarınca; alanda 54 bin 900 ağacın kesileceği, proje alanının Munzur-Pülümür su havzası içinde bulunduğu ve yaratacağı ağır çevresel tahribat nedeniyle mevcut alanda yapımının uygun olmadığı yönünde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi raporu uyarınca, proje alanındaki meşe ağaçlarıyla birlikte bir habitat oluşturmuş ardıç ağaçlarının, ülkemizde lokal yayılım gösterdiği ve korunması gerektiği, proje alanındaki ormanın genç fertlerden oluştuğu, proje alanının orman kapalılığı yönünden yoğun olduğu, canlı barındıran ve ekosistemin yapıcı rolüne sahip olan ormanların katı atık projeleri için en son kullanılması gereken alanlar olduğu, proje için mera ve hazine arazilerinin öncelikli olarak tercih edilmesi gerektiği, mera ya da hazine arazisi bulunmadığı takdirde orman yoğunluğunun az ve idare süresine gelmiş orman alanlarının projeler için seçilmesi gerektiği belirtmiştir. Raporda ayrıca proje alanında bölgeye özgü 9 endemik bitki türü tespit edilmiştir. Proje alanındaki ormanda nesli tükenmekte olan vaşak habitatı bulunmaktadır. Ayrıca bozayı, yaban keçisi ve kurt faunası bulunmaktadır. 

Bölgenin çevresinde çok sayıda su kaynağı vardır. Proje alanı ayrıca çok eski bir yerleşim olup hemen yanı başında köy ve mezralar bulunmaktadır. Proje alanının çok yakınında 1.Grup Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı ve Koruma Alanı olan inanç alanı ve mezarlık bulunmaktadır. Orman Bakanlığı verilerine göre Tunceli’nin yüzde 32’si orman olup yüzde 68’i ormansızdır. 245 bin hektar ormanlık alana karşılık 550 bin hektar ormansız alan bulunmaktadır. Ayrıca Munzur Üniversitesi tarafından hazırlanan raporlarda da, projenin yaratacağı tahribat nedeniyle mevcut alanda yapımı uygun görülmemiştir” ifadeleri yer aldı. 

İlgili kanun maddelerine atıf yapılan dilekçenin sonuç bölümünde, “Anayasa da yer alan “sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı” kapsamında yöre halkı adına bu projeye itiraz ediyoruz.  Projenin orman ekosistemi dışındaki alanlarda uygulanabilirliği bulunmaktadır.  Proje, Oman Kanununda mevcut olan kamu yararı ve zaruret hali ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Mevcut projeye kesin izin verilmesi halinde, sosyo-ekonomik, kültürel ve ekolojik tahribat gerçekleşecek ve orman ağaçlarının kesilmesi halinde telafisi güç zararlar ortaya çıkacaktır.  Orman sahasında yapımı düşülen katı atık projesi için, “Kesin izin verilmemesini, yerel işletme müdürlüğü olarak talebimiz doğrultusunda görüş belirtilmesi, başta Anayasa olmak üzere Orman Kanunu, Orman Kanununun 17/3 Ve 18 İnci Maddelerinin Uygulama Yönetmeliğinin 24. Maddesi ve diğer ilgili mevzuat uyarınca gereğinin yapılmasını arz ve talep ediyoruz” denildi.

DOĞA KORUMAYA DA MÜRACAAT EDİLDİ

Kırmızıdağ Çevre ve Yaşam Platformu üyeleri, Doğa Koruma ve Milli Parklar Tunceli Şube Müdürlüğü’ne de dilekçe vererek, tesisin yapılması halinde meydana gelecek tahribatlara dikkat çekti.

Katı atık projesi düşünülen alanda bölgeye özgü endemik türlerin tespit edildiğinin belirtildiği dilekçede şu ifadelere yer verildi: “Bu endemik türler, Erzincan İdare Mahkemesince resen görevlendirilen içinde biri ekoloji uzmanı olan iki profesörün de bulunduğu uzman bilirkişi heyeti tarafından tespit edilmiş ve raporlaştırılmıştır. Bu endemik bitki türlerinin isimleri şu şekildedir:

1-Tripleurospermum monticolum Bornm, 

2-Alyssum filiforme Nyâr, 

3-İsatis Candolleana Bois, 

4-Tchihatchewia isatedia Bois, 

5-Lonicera orientalis Lam, 

6-Ebenus hausknechtii Bornm. ex Hub.Mor

7-Hypecoum pseudograndiflorum Petrovic, 

8-Arceuthobium oxycedri (DC) M.Bieb, 

9-Verbascum  krauseanum. 

Yukarıda isimleri sayılı bitkiler bölgeye özgü ve endemik olma özelliğine sahiptir. 

Ayrıca fauna olarak da vaşak, boz ayı, yaban keçisi ve kurt popülasyonu bulunmaktadır

Bu canlıların habitatı pek çok defa yerel basın ve sosyal medyada görüntü, haber olarak yer almıştır. 

Kurumunuz, biyolojik çeşitlilik ve tabiatın korunmasını sağlamak maksadıyla gerekli iş ve işlemleri yapmak veya yaptırmakla, koruma altına alınması gerekli alanlarda etüt envanter çalışması yapmakla yükümlüdür. 

Endemik taksonlar insanlığın dünya mirasıdır. Birçok varlık değerleri yanında potansiyel kültür değeri ve genetik kaynak değeri taşımaktadırlar. Bulundukları coğrafyada, kendi habitatlarında ulusal politika ve çıkarların ötesinde, uluslararası sözleşmeler gereği korunmak zorundadırlar. 

2007 yılında uygulamaya konulan “Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planı” çerçevesine göre bu taksonların bir plan çerçevesinde tespiti, planlaması, izlenmesi ve korunması çalışmaları başlatılmıştır. 

BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, Bern Sözleşmesi gibi pek çok sözleşmeye ülkemiz taraf olup bu sözleşmeler kanun hükmündedir. 

İlgili kanun ve sözleşmelerin gereği yukarıda bahsedilen türler ile ilgili olarak tür koruma planları hazırlanmasını ve bölgenin flora yapısının korunmasını,

Bölgedeki yaban hayatının tespiti ve korunması için fotokapan çalışması ve saha incelemesi gibi çalışmalar yapılmasını,

Bölgenin Munzur Milli Parkına çok yakın olması, Munzur ve Pülümür Su Havzası içinde olması, ardıç ve meşelerden oluşan orman varlığı ve endemik flora-fauna özelliklerini barındırması, yapılması planlanan çöp projesiyle 183 dönümlük bir habitat kaybı yaşanacağı, Munzur-Pülümür ekoloji koridorunun parçalanmasına neden olacağı gerekçesiyle bölgede çöp projesinin uygulanmaması gerektiğinin raporlaştırılmasını ve ilgili kurumlara ulaştırılmasını istiyorum.”

Kırmızıdağ’dan orman işletme ve doğa korumaya “katı atık” başvurusu

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Munzur Press ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!