Karanlığı aydınlatan gazeteci Timur Soykan: Bırakın gazeteci olmayı, insan olan susabilir mi?

featured

Türkiye, İsmailağa Cemaati liderlerinden Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G.’yı 6 yaşındayken ‘evlendirmesini’ gazeteci ve Halk TV programcısı Timur Soykan’ın yazısı ile öğrenmişti. Türkiye’yi ayağa kaldıran istismarın ortaya çıkmasının ardından Soykan ve Halk TV hedefe konuldu.

Halk TV’de İsmail Küçükkaya ile Yeni Bir Sabah’a konuk olan Soykan, istismarı şöyle anlattı:

“Bu olay aslında bir kız çocuğumuzun ifadeleri ile başlıyor. Kendisi belli bir yaşa geliyor, geçmişe dönük ifadelere veriyor. Ailesi ve kendisine istismarda bulunan evlendiği kişi hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Bu bir iddianameye dönüşüyor. Bu belgeli bir haber.

Kendisi yıllarca bir istismar yaşadığını bir radyo programında çocukların evlendirilmesinin konuşulmasıyla anlıyor. Yıllarca uğradığı cinsel istismarın yükü zaten üstünde. Bir doktora gidiyor. Doktor, ‘Kocan sana 6 yaşından itibaren istismarda bulunmuş’ diyor. Bunun üzerine kendisine oyun gibi gösterilen şeyin istismar olduğunu anlıyor.

Bir haber kaynağımdan iddianameyi temin ettim. Dehşete düştüm. 1998 yılında İstanbul Fatih’te doğuyor. Babası İsmailağa Cemaati’nin önde gelenlerinden biri, adı Yusuf Ziya Gümüşel. O kişinin kızı. Bir süre sonra iddianamede yer alan ifadelerine göre çocuğumuz 6 yaşında imam nikahıyla 29 yaşındaki Kadir İstekli isimli müritle evlendiriliyor. İfadesinde şunu söylüyor. ‘İmam nikahı yapıldı. Sonra bir stüdyoya gittik. Ben gelinlik giydim, fotoğraf çektirdik’ diyor. Çocuğumuz sadece o fotoğrafı vermiyor. O fotoğrafla birlikte Kadir İstekli’nin kendisine sarıldığı, yan yana fotoğrafları veriyor. Çocuğumuz o zamanlar 6,7,8 yaşlarında. Bu fotoğraflar çok önemli aslında. Tarikat yapılarında birinin çocuğa sarılması, yan yana fotoğrafı olması çok rastlanır değil.

‘Ben anlatacağım bunları, kanıtlamam lazım’ diye. Bu fotoğrafları evinden alıyor giderken. Sosyal medyadan tanışıp konuştuğu kadın, ‘Sen çocukluğundan itibaren istismara maruz kalmışsın, ses kaydı alarak kanıtla’ diyor. Bu çok önemli bir delil. O da bir ses kaydı yapıyor gizlice. O kadar kötü bir ifade var ki, ‘Altı yaşında kızım olsa evlendiririm ama istismara izin vermem’ diyor”

‘Eğer düzelecekse biz hapse girmeye de razıyız’

Halk TV programcısı Murat Ağırel ise, “Bu yaşadıklarımız ve gördüklerimizin bir çoğunu anlatamıyoruz. İddianamede yazılan sapkınlıkları topluma anlatabilecek düzeye indiriyor aslında Timur. Suçlama yerine okumayı tercih etseler utançlarından insan içine çıkamazlar.

O günkü çocuk, artık bu feryadı tüm topluma duyurmaya çalışan kişinin anlattıkları kendi şahsı için söylediği şeyler değil. Bundan sonrası için bunun önünü kesmeye çalışıyor. Topluma ‘ben tek değilim’ mesajı veriyor.

Eğer düzelecekse bizi yargılasınlar, eğer düzelecekse biz hapse girmeye de razıyız. Din hiçbir zaman kişiye, bir zümreye inmemiştir. İslam bütün insanlığa indi” diye konuştu.

‘Bırakın gazeteci olmayı, insan olan susabilir mi?’

Soykan şöyle devam etti:

“6 yaşında evlendirildikten hemen sonra istismar başlıyor. 13 yaşında nişan yapılıyor, 14 yaşında da düğün yapılıyor. Düğünden kısa süre sonra hastaneye götürüyor anne. Doktor fark ediyor, polise haber veriyor. Savcılık soruşturması açılıyor. 17 yaşında, kendi rızasıyla evlendirildiği söyletiliyor. Kendisi de annesi de aynı ifadeyi veriyor.

Tarikatlarda kadının hiçbir söz hakkı bırakılmıyor. O rapor olayında aslında doğum raporu alınsa ortaya çıkacak. 14 yaşındayken kurtarılmış olacak ama bu yapılmıyor kemik testine gönderiliyor. Kemik testine 21 yaşında biri gönderiliyor.

Türkiye’de maalesef tarikatlar altın dönemini yaşıyorlar. Tarikatlar kutsal değil. Bir kız çocuğunun çığlığını göreceğiz iddianamede ve biz bunu yazmayacağız. Bırakın gazeteci olmayı, insan olan susabilir mi?

Fotoğraf icazet töreni ile ilgili olabilir. Buradaki mesele birincisi mağdurun ifadesi. Gelinlikli fotoğrafın imam nikahından hemen sonra çekildiğini söylüyor. Kadir İstekli ile çok küçük bir çocukken çekilmiş fotoğraflar var. Nişan fotoğrafı…

Suç duyurusundan sonra boşanıyor. Çocuğunu da alıyor. Uzak bir kentte hayat kuruyor. Çocuğu ile ilgileniyor. Bu çemberden çıkmaya çalışıyor. Böyle çok az insan var. Devletimiz ilgileniyor, koruması altında. Oldukça iyi bir şekilde korunuyor.

Ağırel ise, “İddianame yazılmadan bakanlık müdahale etmiş. Barınmasını sağlamış. Çocuğa eğitim sağlamış. Mesleki eğitim kurslarına gönderilmiş, İngilizceyi anadili gibi öğrenmiş” bilgisini verdi.

HABER MERKEZİ

Karanlığı aydınlatan gazeteci Timur Soykan: Bırakın gazeteci olmayı, insan olan susabilir mi?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Munzur Press ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!