43 yıldır Almanya’da yaşayan Süleyman Özmen, dünyanın en pahalı baharı olarak bilinen safranı Dersim’de ekti. Küçük bir alana ektiği safran bitkisinden geçen yıl 13 gram ürün elde ettiğini söyleyen Özmen, bu yıl daha fazla ürün elde edeceklerini belirtti.
Haber: Peter Kaso
43 yıl önce Almanya’ya giden ve 37 yıl boyunca burada işletmecilik yapan Süleyman Özmen, safran bitkisini ilk olarak Yunan çalışanlarından duydu. Çalışanların kendisine ikram ettiği safran çayı ile safranlı pilavı oldukça beğenen Özmen, bitkiye ilişkin araştırmalar yapmaya başladı.
Bitkinin Türkiye gibi ülkelerin toprağını sevdiğini öğrenen Özmen, “Araştırmalarım sonucunda bu bitkinin kökünün Osmanlı dönemine kadar dayandığını gördüm. Daha sonra Safranbolu’da ciddi üretim yapıldığını ve ismini de oradan aldığını öğrendim” dedi.
MEMLEKETİNDE DENEME EKİMİ GERÇEKLEŞTİRDİ
Zamanının büyük bölümünü memleketi Dersim’de geçirmeye başlayan Süleyman Özmen, “coğrafyaya ve burada yaşayan insanlara ne kazandırabilirim” diye düşünürken aklına merkez Güleç köyünde deneme amaçlı safran ekimi gelmiş.

2022 yılında gerçekleştirdiği deneme ekimine ilişkin konuşan Özmen, “Bu konuyla ilgili Tarım İl Müdürlüğü’ne iki kere gittim. Üçüncü gidişimde gelip toprağına ve yerine baktılar. Uygundur dediler. Safranbolu’dan parası tarafımdan karşılanmak üzere tohum istendi. Pilot proje olduğunu ve ürün alınırsa proje olarak uygulayacaklarını söylediler. Ben de o süreçte 15 dönümlük arazimi ayarlarım. Daha sonra pandemi süreci ve Türkiye’nin son durumundan kaynaklı projelerin askıya alındığını söylediler. Şunu söyleyebilirim safran yer üstünün altınıdır. Yer altındaki altın kendi başına altındır. Safranı, İstanbul Kapalıçarşı’da altında birlikte kasaya koyuyorlar. İkisini de çıkarıp tartıyorlar tek fark gramları ayrı” diye konuştu.
“DERSİM COĞRAFYASINA KATKI SUNACAK BİR BİTKİ”
İlaç sanayinin yanı sıra gıda, tekstil ve boya malzemesi gibi birçok alanda safran kullanıldığını kaydeden Özmen, “Bugün İran safranının kilosu 400 ile 600 bin lira arasında satılıyor. Yunanistan bunu biraz daha yaygınlaştırdığı için fiyatı 300 ile 400 bin lira arasında değişiyor. İçinde iki renk var. Biri sarı diğeri de kırmızı. Sarısı İran ve Yunanistan’da boyaya kullanılıyor. Bazı yerlerde renkler ayrıştırılmadan çay olarak tüketiliyor. Kırmızısı bugün kan sulandırıcının ana maddesi olarak verilen ilaçların ana maddesidir. Safran çok değerli bir bitki. Bu coğrafyaya ciddi katsı sunacak bir bitkidir” şeklinde konuştu.
Geçen yıl yaptığı ekimden 13 gram ürün aldığını ifade eden Özmen, “Bu sene herhalde yarım kiloya yakın ürün alırım diye düşünüyorum. Bunu soğan olarak dikiyorsun. Bir kere can suyu veriyorsun ondan sonra hiç karışmıyorsun. Yaban otları çıktığı zaman onları temizliyorsun sadece. Onuncu ayın sonu ile on birinci ayın başında ürün veriyor. Çiçekleri kopardıktan sonra götürüp çarşafın üzerine koyuyoruz. Orada sarı ve kırmızı renkleri ayırıyoruz. Sarıyı ayrı, kırmızıyı ayrı bir yere koyuyoruz. Kırmızıyı çay için ve pilavda kullanıyoruz. Eşe, dosta veriyoruz” ifadelerini kullandı.

AMAÇ SAFRAN EKİMİNİ YAYGIN HALE GETİRMEK
Son derece değerli olan ürünün emeğin karşılığını da verdiğin ifade eden Süleyman Özmen, “Benim asıl düşündüğüm şey bunu bu coğrafyada yaygın hale getirmek. Köylülerimiz geri döndü. Bunların bir kısmı yaşlı da olsa bunu yapmaya hazır. Geniş bir alanda ekiminin yapılması lazım. Kovancılar’da 150 dönüm ekildiğini ve oradaki tarım müdürlüğünün yüzde yüz destek verdiğini biliyorum. Burada da bunun yaygınlaştırılması lazım. Yaygınlaşsın ki insanlar bunu tanısın” dedi.
Özmen, ilgili kurumlardan coğrafya için son derece uygun olan ürünün yaygınlaştırılması konusunda destek beklediğini kaydetti.
