Cem Vakfı Genel Başkanı ve Alevi Vakıfları Federasyonu Onursal Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın demans hastası olduğu yönünde sahte rapor alarak suç işlediği iddiasıyla öz oğlu Sedat Doğan ve 7 hekim hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Hürriyet’e konuşan Doğan, “Oğlum yanlış yaptı. Ben onunla hastaneye gitmedim, aklım yerinde” dedi…
Cem Vakfı Genel Başkanı ve uluslararası hukuk uzmanı Prof. Dr. İzzettin Doğan’ın uzun zamandır demans hastalığıyla mücadele ettiğini ve akıl sağılığının yerinde olmadığını öne süren oğlu Sedat Doğan, babasının sağlığını hiçe sayarak izinsiz şekilde dışarı çıkardıkları ve kişisel menfaatleri için notere götürerek yeni vekaletname düzenlettikleri iddiasıyla Cem Vakfı’nda görevli iki kişi hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Sedat Doğan, iki şüphelinin vakıfta pozisyonlarını koruyamayacaklarından endişe eden bazı kişiler adına hareket ettiklerini de öne sürmüştü.
OĞLUM YANLIŞ YAPTI
Ancak akıl sağlığının yerinde olduğunu belirten Prof. Dr. İzzettin Doğan, haberi olmadan akli melekeleri yerinde olmadığına ilişkin hastaneden sahte rapor aldırdığı iddiasıyla öz oğlu Sedat Doğan ile 7 hekim hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Hürriyet’e konuşan İzzettin Doğan, şunları söyledi: “Oğlum, demans hastası olduğumu söylemiş. Oğlum yanlış yaptı. Öyle bir şey söz konusu değil. Ben onunla hastaneye gitmedim. Öyle bir rapor yok. Oğlumun bu eyleminden sonra tekrar hastaneye başvurup akıl sağlığımın yerinde olduğuna ilişkin rapor aldırdım. Konuyla ilgili de hukuki yollara başvurdum.
Tabii doktorlarla da konuşulması lazım. Onları suçlamak ayrı bir şey. Hastanede bu işin disiplinini kim sağlıyor, o soracak. Doktorlar hastaneyi korumazsa o hastaneye kim itibar eder. Bu işte bir yanlışlık var. Oğlum herhalde farkına varıp yanlışı düzeltecektir.”

DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Üyesi Nesimi Aday da konuya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulunudu. Aday şu ifadeleri kullandı;
CAMİ – CEMEVİ PROJESİ
“Dedesi Hüseyin Doğan Dede, iddalara göre Seyid Rıza’ya karşı mahkemede yalancı şahitlik yaptı, yaşının küçültülüp idam edilmesine sebep oldu. Kendisi de kurucularından olduğu Cem Vakfıyla Alevi asimilasyonu yaptı, yapıyor. Hatta kendi siyasetine direnen, demokratik bir zeminde durma uğraşı veren yol arkadaşlarını da basın önünde itibarsızlaştırmaya kalktı yakın zamanda. Bir ara da Fetullah Gülen ekibiyle Cami-Cemevi projesine girdi. Fetullahçıların RTE ile kavgası, sahte darbe girişimleri vs derken o iş yürümedi. Yoksa şimdi her cemevinin yanına bir de camii dikeceklerdi. Tabi mesele cami değil, mesele Aleviliği sistem içine çekmek, Hanefiliğe yedeklemekti.”
ALEVİLİĞE SAYGINIZ KALMADI MI?
Şimdi de aile problemini, oğluyla olan sıkıntısını Yol’un hukukuyla çözmeyip, gazete manşetlerine taşıyor. Oysa yol’un bir töresi var; adı da cem’dir. Pir – Ana huzurunda Cem yapar, sorunlarınızı tartışır ve cemaatin verdiği karara da uyarsınız. Eğer Aleviyseniz, bu yolu sürüyorsanız, hele bir de kendinize ‘dede’ diyorsanız yol da makam da bellidir. Ama İzzettin bey bunu tercih etmiyor. Yetiştirilmesinde, ahlakından (görece) sorumlu olduğu oğlunu dünya aleme şikayet ediyor. Peki bu mu Alevilik? Aleviliğe, yol’a hiç mi saygınız kalmadı?”
