Ankara Çayyolu halkı, Diyarbakır’da katledilen Narin Güran için sokağa çıktı. Ülkenin gündeminden düşmeyen kadın ve çocuk cinayetlerini protesto etti.
Çayyolu’ndaki Arcadium önünde buluşan halk, taşıdıkları pankartlarla, slogan atarak Muharrem Dalkılıç Parkı’na yürüdü. Parkta yapılan basın açıklamasında insan hakları savunucusu Avukat Şenal Sarıhan konuştu.
Sarıhan, birlikteliğin, kadınlar açısından umut verici olduğunu belirtirken iktidarın kadınların haklarının kısıtlanmasına yönelik düzenlemelerine daha çok tepki gösterilmesi gerektiğini söyledi. Kadın ve çocuk cinayetlerinin sadece Güneydoğu’ya özgü olmadığını, Türkiye genelinde oldukça yaygın olduğunu belirten Sarıhan, “Önceden kadın hakları savunucuları günde ortalama 4 kadın cinayeti olduğunu söylüyordu. Ama şimdi gelişmelere baktığımızda belki de günde 15 kadın katlediliyor. Yasalarda, cezalar konusunda oldukça ilerleme kaydedilmesine rağmen sonuç ortada” dedi.
Narin Güran cinayetinin, Türkiye’de çocukların konumunu da ortaya koyduğuna işaret eden Sarıhan, şöyle konuştu:
“Narin, işte bu konuda bize yeni bir ışık yaktı. Narin, çocuk katliamlarının çocuk ölümlerinin, çocuk kaçırmalarının, çocuk işçiliğinin, çocuğun yok sayılmasının, çocuğun barınaktan, güvenlikten, yemekten, eğitimden, ilgiden, sevgiden yoksun kalmasının sonucunun bir göstergesi. Kadınların aile içindeki hukuki konumlarına ilişkin önemli kazanımlarımız oldu. Ama Narin olayıyla karşımıza çıkan aile, nasıl bir aile? Çocuğu, kadını yok sayan bir aile. Çocuğu öldürmekten çekinmeyen, üstelik de suçu gizlemek isteyen, kendi çocuklarını yiyen bir aile. Böyle bir aileye kutsal nitelemesi yapılamaz.”
Türkiye’de 10 binlerce güvencesiz çocuktan bahsedildiğini kaydeden Sarıhan, yakın zamanda 9 çocuğun intihar ettiğini belirtilerek, bunun korkunç bir gelişme olduğunu söyledi. Şenal Sarıhan, eğitimin laikliğe aykırı olarak dincileşmesine yönelik tehlikelere de dikkat çekti ve bu gelişmeleri gören herkesin harekete geçme konusunda sorumlu olduğunu vurguladı.
Atatürkçü Düşünce Derneği Çayyolu Şube Başkanı Özer Özcan da bir konuşma yaptı. Özcan, “Demokrasinin yerleştirilmesi, kadın ve çocukların, insanların özgürleştirilmesine yönelik mücadelede ölmek de yok dönmek de yok” dedi. İnsanları birlikte mücadele etmeye çağırdı.
