Belediyeler ve siyasi partilerin sokak hayvanlarıyla imtihanı

Türkiye’de hayvan haklarıyla ilgili yasal düzenlemeler bulunsa da, sokaklarda yaşanan gerçeklik, bu düzenlemelerin yetersiz olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

2004 yılında yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu, önemli adımlar atmış olsa da, belediyelerin sorumluluklarını yerine getirmemesi, sokak hayvanları ve diğer hayvanların yaşamını olumsuz etkiliyor. Kanunlar olmasına rağmen, birçok belediye sahipsiz hayvanlarla ilgili görevlerini ihmal ediyor. Siyasi partilerin seçim dönemlerinde sahipsiz hayvanları seçim aracı olarak kullanmaları, her seçimde olduğu gibi 31 Mart yerel seçimlerinde de karşımıza çıkmıştır.

Kanunlar olmasına rağmen hayvanların bakımı ve kısırlaştırılmasını yapmayan belediyeler, hayvanları toplama kamplarını andıran yerlere taşıyıp başka illere veya ilçelere götürmeye devam ediyorlar. Bu dönemde, hayvan severlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve derneklerin, belediye başkanlarından somut adımlar beklediği bir gerçektir. Tüm bu sorunları ve çözüm önerilerini Hayvan Haklarını Koruma Federasyonu (HAYFED) Başkanı Nihal Kasa ile ele aldık.

‘HAYVANLARA YÖNELİK KANUN UYGULANMIYOR’

Türkiye’de hayvan hakları mevcut yasada olmasına rağmen korunuyor mu?

Türkiye’de hayvan haklarıyla ilgili mevcut durum, yasal düzenlemelere rağmen ciddi sorunlarla karşı karşıya.2004 yılında çıkarılan Hayvanları Koruma Kanununa rağmen, özellikle belediyelerin sahipsiz hayvanlar konusundaki sorumluluklarını yerine getirmemesi, sokaktaki hayvanların yaşamını olumsuz etkilediğini belirten Hayfed Başkanı Nihal Kasa, ‘’Türkiye’de hayvan haklarının korunduğunu maalesef söyleyemeyiz. Çünkü ülkemizdeki mevcut olan 2004 yılında çıkarılan hayvanları koruma kanunu olmasına rağmen, bu kanun belediyelere sahipsiz hayvan sorununa yönelik olarak kısırlaştırma ve bakımevi kurma görevi verdiği halde belediyeler yirmi yıla yakın bir süredir kısırlaştırma yapmıyorlar. Hayvanlar hızla üreyip çoğaldıkları içinde bir taraftan insan zulmü altında öte yandan belediye vahşetleri altında can veriyorlar. Tabii ki bunu sokaktaki hayvanlara yönelik olarak söyleyebilirim. Bunun dışında yaban, çiftlik ve yük hayvanları birçok türe ilişkin çok sorun var. Dolayısıyla Türkiye’de hayvan hakları korunuyor diyemem çünkü kanun uygulanmıyor’’ dedi.

‘’Hayvanlar seçim yatırımı haline geldi’’

Siyasi partilerin seçim öncesi dönemde sahipsiz hayvanları birer seçim aracı olarak görmesi ve kısırlaştırmanın hayvanların yaşadığı sorunları çözme potansiyelini göz ardı etmeleri, hayvan hakları konusunda ciddi bir eksikliği ortaya koyduğunu belirten Kasa, şunları söyledi: ‘’Siyasi partiler maalesef ki şu anda seçim öncesi dönemde sahipsiz hayvanları adeta bir seçim yatırımı haline getirdiler. Ve sahipsiz havyan sorununun çözümü kısırlaştırmadır. Bu kısırlaştırmayı kanun belediyelere vermiştir. Fakat Türkiye’de 1389 belediyeden Bin yüz belediyenin henüz kısırlaştırma merkezi ve bakımevi yoktur. Siyasi partiler ise belediye başkanlık seçimlerinde her belediyenin kendi kısırlaştırma merkezi olup bu sorunu çözmesi gerekirken, daha kısırlaştırma merkezi olmayan bir belediyenin siyasi partisi dahi hayvanlara yönelik halkın gazını almaya çalışıyorlar. Hayvanları toplayacağız ve onlara bakacağız gibi açıklamalar yapıyorlar bunlar gerçek değil. Bu açıklamalar halkı kandırmaya yönelik açıklamalardır.’’

‘’Vaatler veren belediye başkan adaylarına inanmamalıyız’’

Türkiye’de sahipsiz hayvanlarla ilgili kanun olmasına rağmen yeterli çözümler üretilmemekte.  Siyasi partilerin vaatleri yerine gerçek eyleme geçecek adaylara oy vermenin ve kısırlaştırma merkezlerinin kurulması ve kanunların uygulan adaylara oy verilmesi gerektiğini söyleyen Kasa,‘’Halkımıza şunu söylemek istiyorum inanmayın. Yani ülkemizde öldürmenin yasak olduğu ve ana hükmünün kısırlaştırma olan sahipsiz hayvan sayısının hızla kısırlaştırılarak kontrol altına alınmasını hükme bağlamış olan bir kanun var. Bütün vatandaşlarımızdan belediye başkan adaylarından kısırlaştırma merkezi kurmalarını talep etmelerini istiyoruz. Bunun dışında beyan veren ve vaatlerde bulunan belediye başkan adaylarına inanmamalıyız. Yoğun kısırlaştırma yapmaya ve tıbbi etik koşullarda kısırlaştırma merkezi kurup kontrol altına alarak kanunu uygulamaya söz veren adaylara oy vermeliyiz’’ diye ifade etti.

‘HAYVANA ŞİDDET İNSANA ŞİDDETİN ÖN HABERCİSİDİR’

Hayvanlara yönelik şiddet uygulayan kişileri ele alacak olursak onları nasıl tarif etmek istersiniz ve toplumu ne tür tehlikeler bekliyor?

Hayvanlara şiddet uygulayan kişiler üzerinden yapılan araştırmalar sonucunda, faillerin evlerinde ve suç mekanlarında şiddet ve sapıkça bulgular olduğunu belirten Kasa, hayvana uygulanan şiddetin başta çocuk ve kadınlara yönelik adımların olduğunu belirtti. Kasa, devamında şunları ekledi:‘’Birçok akademik bilimsel ve akademik araştırmalar sonucunda kanıtlanmış bir gerçek olan hayvana vahşet başta çocuk ve kadın olmak üzere insana da şiddetin ön habercisidir. Hayvanların korunmadığı toplumlarda insan haklarından söz edebilmek mümkün değildir.  Bu durumların hepsi birbirinin birer parçasıdır. Bugün çocuk, kadın ve insan şiddetini önlemek istiyorsak önce hayvanlara yönelik olan şiddeti sağlamayız. Daha şiddetsiz bir toplum çocuğu da insanı da korur. Yıllar önce Eyüp’te yavru bir kediyi istismar eden biri vardı. Biz bu kişinin evinde de arama yapılmasını talep etmiştik. Aynı kişinin evinde çocuk istismar videoları bulundu. Bugün çocuklara, kadınlara ve insanlara yönelen böyle sapıklar ve suç işleyen şahısların geçmişinde mutlaka hayvan şiddeti var. Hayvana şiddet insana şiddetin ön habercisidir.’’

Belediyeler ve siyasi partilerin sokak hayvanlarıyla imtihanı

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Munzur Press ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!