escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Hasan Hayri Ateş
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Genel
  4. Yeter Gültekin’in Ardından: Vasiyet ve Yüzleşme

Yeter Gültekin’in Ardından: Vasiyet ve Yüzleşme

featured
Yeter Gültekin’in Ardından: Vasiyet ve Yüzleşme

Hiç kuşkusuz birini sonsuzluğa uğurlarken yalnızca yas tutmayız; aynı zamanda o kişinin geride bıraktığı vasiyetin ve son isteğinin anlamını kavramaya çalışırız. Bu nedenle son vedalar yalnızca bir uğurlama değil, aynı zamanda hakikatle karşılaşma, gerçekliği bütün boyutlarıyla görme ve hatırlama anıdır.

6 Mart Cuma günü Köln’de Yeter Gültekin’in cenaze erkânına tanıklık etmek, her bakımdan sarsıcı bir deneyimdi. Yeter Gültekin, son otuz yılın en ağır toplumsal yaralarından birinin simge isimlerinden biriydi. Bu nedenle bu uğurlama yalnızca kişisel ya da ailevi bir veda değil, aynı zamanda toplumsal bir anlam taşıyordu. Alevi toplumunun kolektif hafızası, yüzyıllara yayılan kırılmaların ve yaraların ağırlığını taşıyor. Bu uzun tarih içinde Sivas Madımak katliamı ise yakın tarihin en derin yaralarından biri olarak duruyor.

O gün eşi Hasret Gültekin’i yitiren Yeter Gültekin, bu büyük acının ardından suskunluğa çekilmedi. Aksine, adalet arayışının en kararlı seslerinden biri haline geldi. İlk günden son ana kadar devletin hakikatle yüzleşmesi ve adaletin yerini bulması için diğer mağdur ailelerle birlikte soluksuz bir mücadele yürüttü. Madımak’ın sıradan bir anma gününe indirgenmesine karşı çıktı; başta Alevi örgütleri olmak üzere tüm demokratik güçlerin bu katliamın hakikatiyle hesaplaşma mücadelesini diri tutması için büyük çaba gösterdi.

Onun ısrarı yalnızca adalet arayışından ibaret değildi. Aynı zamanda hafızanın diri kalması içindi. Çünkü unutulan ve sebepleri ortadan kaldırılmayan her acı, bir gün yeniden tekrar ederdi.

Hakikat böyleyken, Yeter Gültekin’in bir tören yapılmamasını vasiyet etmesi ve Alevi örgütlerinin cenaze erkânının dışında tutulması oldukça düşündürücüydü. Bu durum hiçbir şekilde kişisel bir tercih olarak geçiştirilemez. Öyle anlaşılıyor ki bu karar çok derin bir kırgınlığın işaretidir.

Dolayısıyla bu durum, her şeyden önce Alevi örgütlerinin hakikati görmelerini ve ciddi bir iç muhasebe yapmalarını gerektiriyor. Çünkü söz konusu kişi, Sivas Madımak katliamı davası ile özdeşleşmiş bir isimdi ve tercihi açık bir tutumun ifadesiydi.

Öte yandan vasiyet gereği cenazenin yakılarak, Köln orman mezarlığına defnedilmesi çok daha sarsıcıydı. Bu tercih, yakılarak katledilen eşi Hasret Gültekin’e ve Madımak’ta yitirilen diğer canlara duyulan derin bir sadakatin sembolü olarak da okunabilir. Aynı zamanda Alevi örgütlerine, aydınlara, yazarlara, sanatçılara ve fikir insanlarına yöneltilmiş sert bir uyarı niteliği de taşıyordu.

Köln’de tanık olduğumuz gerçeklik, mensubu olduğumuz toplumda alışageldiğimiz bir ritüel değildi. Bu nedenle cenazeye katılanlar açısından bu erkân, yerine getirilip geçilecek sıradan bir görev olarak görülemezdi. Aksine, başta Alevi toplumu olmak üzere tüm duyarlı çevrelerin üzerinde düşünmesi gereken bir hakikatle karşı karşıyaydık.

Kısacası, Yeter Gültekin’in cenaze erkânına dair vasiyeti, çok yönlü bir sorgulamayı ve yaşananlardan ders çıkararak ciddi bir iç hesaplaşma sürecini başlatmayı zorunlu kılıyor. Bu süreci en başta, yaşanan baş aşağı gidişe cevap olamayan Alevi örgütleri yapmak zorunda. Çünkü hakikatle yüzleşmeyen yapılar, aynı girdapta debelenmeye ve aynı badireleri yeniden yaşamaya mahkûm kalırlar.

Açık ki Yeter Gültekin’in vasiyeti, bir vedadan çok, Alevi toplumuna ve onun kurumlarına yöneltilmiş bir yüzleşme çağrısıdır.

Yeter Gültekin’in Ardından: Vasiyet ve Yüzleşme
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir