escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Ferhat Tunç

BUGÜN 4 MAYIS…

featured

FERHAT TUNÇ

Bir kentin yaralarını sarabilmesi, sabahları yüzünü güneşe dönebilmesi tek bir kapıdan geçer: Yüzleşmek. O kapı aralanmadıkça ne sağlıklı bir gelecek kurulur ne de umut kök salar; yarım kalmış yaslar, tamamlanmamış cümleler gibi havada asılı kalır. Evlerin duvarlarında, taşların arasında, çocukların uykularında dolanır durur.

4 Mayıs, takvime düşmüş bir yara izidir. Dışarıdan bakınca sıradan bir gün; oysa Dersimli için bir ayna. O aynaya bakınca yalnızca geçmişin silueti değil, bugünün suskunluğunun da eski kırımın içindeki gölgesi görünür. Dünya tarihinde Dersim gibi, kırımın resmî bir kanunla kayıt altına alındığı başka bir yer hatırlamak zor. 4 Mayıs 1937’de toplanan Bakanlar Kurulu bir “ilk”e imza attı: Dersim, adına özel kanun çıkarılan tek vilayet olduğu gibi, 4 Mayıs’ta devletin resmî kararıyla kırıma uğratılan tek yer oldu. 1935’in Tunç-Eli Kanunu geleceğin işaret fişeğiydi; 1937’nin o Mayıs kararı ise Dersim’i haritadan silme iradesini mühürledi. Dosyalara numara, kâğıtlara imza düştü.

Görülmemiş bir acımasızlıkla, yediden yetmişe, kadın genç yaşlı ayrılmadan topladılar. Dağların uçurumlarında, önce ağır makineli tüfeklerle, kurşunun yetmediği yerde süngüleyerek katledildiler. Munzur ve Harçik suları günlerce Dersimlinin kanını, cansız bedenlerini taşıdı.

Biz acılarımızı ağıtlarımızda yaşatırız; dağımıza, taşımıza sinmiş insan çığlıkları, acının bülbülü pepug kuşunun haykırışı unutturmaz bize. Munzur’un suyu bazen serin bir ninni olur, bazen de bir ağıda dönüşür; rüzgâr, vadilerden geçerken eksik kalmış duaları taşır.

Dağlar suskun, nehirler kızıl aktı.
Bir halkın dili, inancı, ağıdı önce kâğıt üstünde, sonra da sığındığı dağ başında susturulmak istendi.
Ama Munzur hâlâ akar, toprak hâlâ anımsar.

Kefensiz toprağa düşen canlarımızı, mağaralarda, dere yataklarında nefessiz bırakılan bebeklerimizi, kurşuna dizilen anaları, idam sehpalarında son sözü “Dersim” olan büyüklerimizi, sürgün yollarında açlıktan, hastalıktan solan umutları, bir tas su bile verilmeyen çocuklarımızı, haritalarda yeri olmayan, adı konmamış mezarları saygıyla anıyoruz.

Tertelenin yarası bizde, yükü omzumuzda, ahı dilimizde. Unutmak, bir kez daha ölmek. Hatırlamak ise onurdur, direnmektir.

BUGÜN 4 MAYIS…
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir