Delil Karakoçan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Genel
  4. “Birleştirici kötü güç” konseptinin güncel biçimi…

“Birleştirici kötü güç” konseptinin güncel biçimi…

featured
“Birleştirici kötü güç” konseptinin güncel biçimi...

Toplumlar ardından gittikleri politik güç ya da inanç merkezlerini, çoğunlukla bu merkezlerin amaç, çıkar ve öznel niyetlerini bilmeden izlerler. Merkezler ise, ihtiyaç duydukları motivasyonu ve “aktif bütünlüğü” yaratmak için, toplumların kilitlenerek şartlanacağı “açık hedefler” belirlerler. Böylece hem hedefi küçültürler hem de etkin sonuçlar alabilecekleri politik psikolojik ortamı yaratırlar.

Özellikle otoriter ve köktenci yapılar, dünyanın birçok yerinde görüldüğü gibi “tehlikeli ve tehdit edici” belli bir hedefe kilitlenmiş yığınlara çok daha ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaç, sadece hedefi küçülterek (daraltarak) zayıflatmakla kalmaz. Aynı zamanda otoriter ve köktenci merkezlerin etrafında yüksek ve dayanıklı bariyerler de örer.

Her ‘emir eri’nin hayatını da mutlak anlamda merkezin çıkarlarına bağlayarak bitirir.

Merkezlerin gerçek amacını ustalıkla kamufle eden bu strateji, “inanmış” ya da “yanıltılmış” yığınların kimliklerini yok ederek birer “emir erleri”ne dönüştürür. Her ‘emir eri’nin hayatını da mutlak anlamda merkezin çıkarlarına bağlayarak bitirir. Bazen bu bağ öylesine güçlenir ki, toplum mekaniği sorunsuz işler. Toplumsal dinamikler, kurgusal mekaniğin parçası haline gelir. Böylece merkezlerin sahada kalmasına (görünmesine) gerek kalmaz!  Birey, kötülüğün “taşıyıcısı” oldukça merkezler sahaya inme, görünür olma ihtiyacı duymaz.

Birleştirici “kötü güç” konseptleri

Şiddetin tarihi, kötülüğün tarihi kadar eskidir. Şiddet de tıpkı kötülük gibi etkin argümanlara ihtiyaç duyar. Bu argümanlar tarihsel akış içinde değişse de özü aynıdır. Örneğin yapay düşman yaratmak… Birilerini ya da bir toplumu hedefe oturtmak… “Tehlikeli ve tehdit edici” ilan ederek şartlandırılmış yığınların önüne atmak etkin argümanlardan biri ya da birkaçı olarak karşımıza çıkar. Ağırlıkla “iç hadiselerde”, “etnik temizleme” girişimlerinde sık kullanılan bu argümanlar hedefe odaklanmış yığınları diri tutar.

Öncesi de vardır. Ancak yakın tarih açısından bunun mucidi Hitler olur…

Hitlerin etnik temizlemeye (jenosit) dayanan paranoit dünya görüşünde “birleştirici kötü güç” ise Yahudilerdir. (*) Nazi Almanya’sı ideolojik, siyasi, askeri ve toplumsal birlik stratejisini Yahudi karşıtlığı üzerine kurar ve bu yolla “değirmen” rolü gören korkunç bir mekanik yaratır.

Sovyetik güçleri de aynı sınıfa dahil edilerek, yığınlarda “tek düşman”, “tek hedef” algısı yaratır. 

Hitlerin düşmanına odaklanmış nefreti iyi düşünülmüş bir strateji içermiştir. “Ona (Hitler) göre büyük bir liderin dehası kendini izleyenlerdeki nefreti belli bir biçimde harekete geçirerek, birbiriyle bağlantısız rakipleri, “tek bir sınıfa dahilmiş gibi” sergilemeyi amaçlar.

Başarılıda olur: Sadece Yahudiler değil, Alman sosyalistleri, muhalifleri, Sovyetik güçleri de aynı sınıfa dahil edilerek, yığınlarda “tek düşman”, “tek hedef” algısı yaratır.  Hitlerin sonu hüsran da olsa yayılmasında ve büyük kitleleri etkileyerek aynı disiplin içinde tutmasında bu stratejinin rolü büyüktür.

Konsept sadece güncellenmiştir.

Çok kutuplu dünya, ezilen halk ve toplumları tolere etmemiştir. Bu dünyada görece demokratik yapılardan, olanaklardan, hak ve özgürlüklerden bahsetmek gerçekçi olmaz. Yeryüzünde bugün bile yaygın “etnik temizleme”, “siyasal-kültürel soykırım”, “tedip ve tenkil” olayları görülür. Yahudiler (İsrail) “birleştirici kötü güç” konumundan çıkmış ya da “çıkarılmış” da olsa, kapsam daralmaz, aksine sürekli genişler.

Kürtler, Filistinliler, Zenciler (Siyahiler), Yerliler (Kızılderililer), Solcular, Ateistler, Göçmenler, Eşcinseller vb. kapsama dahil edilir. Otoriter ve köktendinci güçler için tümü “tek bir sınıfa aittir”. “Birleştirici kötü güçtür.” Siyasal motivasyon aracıdır. Egemenlik bu disiplinler üzerinden yürür ve geniş alanlar bulur.

“Birleştirici kötü güç” olarak anılan halklar, toplumlar, etnik kimlikler ve cinsel tercihler karşısında küresel güçler bir bloktur.

Bu egemenlik ise yerel, bölgesel değil küresel bir karakter taşır. “Birleştirici kötü güç” olarak anılan halklar, toplumlar, etnik kimlikler ve cinsel tercihler karşısında küresel güçler bir bloktur. Bileşik güçtür. Görece farklılık ve değişkenleri de olsa aynı noktada birleşir.

Ahlaki dejenerasyon

Kapitalist modernitenin uygarlık vurgusu “birey” çağrısına kendini fena halde kaptıranlar bu “birleşik karşı güç”ü görmez.  Modernite ve birey fetişizmi; ideolojik körlüğe paralel ahlaki bir çöküntü de yaratır. Merkez’lerden gelişen ve “ötekileri”Birleştirici kötü güç konsepti”nin içine alan güç merkezlerine kayıtsız yapar. Çarpık ve fetişist birey(ciliğin) neferi yaparak dağıtır.

Yabancılaşma ve korku, ikili bir karakter yaratır. Kediyi, köpeği, çiçeği, böceği haklı olarak görür. Ama çocuk istismarını, kadın cinayetlerini, faili meçhulleri, cumartesi annelerini, yıkım ve ölümü, kayyumu, dokunulmazlıkların kaldırılmasını, kapatmaları, anti demokratik uygulamaları, hak gasplarını vs. görmez! Kutuplardaki ekolojik bir hadiseyi görür, Kürtleri görmez! Çünkü Kürtler, öteki’dir, “birleştirici “kötü güç”tür.

Kabahati mazlumda bulur. Erk’e egemene dokunmaz. Dağarcığı, “dişi köpek kuyruk sallamazsa…” hikayeleriyle doludur.

İkili karakter gösterenlerin bireysel yönü faal, toplumsal yönü felçtir. Dejeneredir. Ahlaki olarak çökmüştür.

Birleştirici “kötü güç” konseptleri bağlamında gelişen kötülüklerde, önce mağduru, mazlumu sorgular. Kabahati mazlumda bulur. Erk’e egemene dokunmaz. Dağarcığı, “dişi köpek kuyruk sallamazsa…” hikayeleriyle doludur. (**)

Otoriter yapılar da tarihin her döneminde bu çarpık, fetişist birey ve ondan müteşekkil toplumlara dayanır. Onunla yaşar.

——————

(*) Bugünkü dünyada egemen Yahudiler için “birleştirici kötü güç” Filistinliler’dir.

(**) Ayrı bir yazı konusudur.

“Birleştirici kötü güç” konseptinin güncel biçimi…
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir