escort ankara - Türk Porno - Ankara Escort Ankara escort, eskort, escort bayan Ankara Escort Bayan arkadaş bulmak istediğiniz ve ihtiyacınız olduğu her zaman Ankara Escort Sitesi.
Celil Kocataş
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Genel
  4. Kürsü Sizin, Sokak Bizim!

Kürsü Sizin, Sokak Bizim!

featured
Salonlarda konuşulan kadın ile hayatın yükünü taşıyan kadın çoğu zaman aynı karede yer almaz.

Takvim yine 8 Mart’ı gösteriyor. Klimalı salonlarda ütülü takımlarıyla kürsüye çıkanlar, ezberlenmiş acıların üzerinden istatistik yarıştıracak. Mikrofonun cızırtısında boğulan rakamlar konuşacak: Kaç kadın öldürüldü, kaç kadın şiddet gördü, kaç kadın bir “vaka”ya dönüştürüldü…
Alkışlar yükselecek, çiçekler dağıtılacak. Sonra perde kapanacak ve bütün o sözler bir sonraki 8 Mart’a kadar tozlu raflara kaldırılacak.
O kürsülerde kurulan cümleler birbirine benzeyecek. Acılar aynı kalacak; kelimeler değişecek ama hayat değişmeyecek. Salonlarda yankılanan her söz, dışarıdaki hayatın gürültüsünde kaybolup gidecek.
Oysa kapıların dışındaki hayat, sizin “anma” dediğiniz şeye hiç benzemiyor.

Salonların Dışındaki Gerçek

Gerçek hayat; sabahın köründe, soğuktan çatlamış elleriyle çöp konteynerinden rızk çıkaran kadının nasırıdır.
Gerçek hayat; akşam eve bir ekmek fazla götürebilmek için iki vardiya çalışan, ucuzluk kuyruklarında ömrünü törpüleyen annenin sessiz çığlığıdır.
Bazen bir fabrikanın arka kapısında, bazen bir pazar yerinin ayazında, bazen de bir evin mutfağında görünmez emekle ayakta duran kadınların hikâyesidir bu.
Sizin şık kürsülerinize o kadınların gölgesi bile düşmez.
Çünkü sizin törenleriniz vitrini süslemek içindir; onların kavgası ise sadece hayatta kalmak içindir.

İstatistikler Konuşur, Gerçekler Susar

İstatistikler Konuşur, Gerçekler Susar

Bugün yine rakamlar konuşacak, gerçekler susacak.
Salonlar dolacak. Sokaklar ise açlığın ve mücadelenin gölgesinde kalacak.
8 Mart bir kutlama günü değildir. 8 Mart bir yüzleşme günüdür. Ama yüzleşmek cesaret ister. Ne yazık ki o cesaret çoğu zaman protokol listelerinde bulunmaz.

Gül dağıtarak vicdan temizlemeyi bırakın.
Siz o klimalı odalarda kadın haklarını istatistiklere indirgerken, ekmek kuyruğundaki kadın çok daha büyük bir direnişin içindedir.
Onun direnişi pankartlarda yazmaz. Televizyon ekranlarına çıkmaz. Ama hayatın en ağır yükünü o taşır.

Aynı Karede Olmayan Kadınlar

Asıl trajedi şudur:
Salonlarda kadını anlatanlarla hayatı sırtında taşıyan kadınlar hiçbir zaman aynı kareye girmez.
Siz kürsülerde “kadın” dersiniz; gerçek kadınlar dışarıda bir hayatın enkazı altında kalır.
Siz konuşursunuz, onlar susar.
Çünkü bazen susmak hayatta kalmanın tek yoludur.

8 Mart Değil, 365 Gün

Bu yüzden süslü nutuklarınızı ve bir günlük güllerinizi alın, kenara çekilin.
Hayatın gerçek sahipleri için 8 Mart bir kutlama günü değildir.
Bu tarih, görmezden geldiğiniz 365 günlük hayatta kalma savaşının sadece 67. günüdür.
Onların takviminde tatil yoktur. Anma günü yoktur. Sadece bitmeyen bir mücadele vardır.
Bugün alkışlamayı bırakın ve o salonun kapılarını açın. Tabii dışarıdaki o sert gerçekle yüzleşecek cesaretiniz varsa.

Çünkü gerçek hayat protokol konuşmalarına sığmaz.
Gerçek hayat terle, yorgunlukla ve sabırla yazılır.

Sokakta Atan Hayat

Kürsülerin tozunu alan o şatafatlı konuşmalarınız bittiğinde ışıkları kapatıp sıcak evlerinize döneceksiniz.
Ama o salonun kapısının hemen önünde, sizin görmezden geldiğiniz o gerçek kadın rüzgârda titreyerek ucuz ekmek kuyruğunda beklemeye devam edecek.

Siz kadını bir güne sığdırdınız.
O ise koca bir ömrü sizin bencilliğinize sığdıramıyor.
Çünkü onun mücadelesi bir takvim günü değil, her sabah yeniden başlayan bir hayat kavgasıdır.
Artık o sahte alkışları susturun ve aynaya bakın:
Savunuyor gibi göründüğünüz hayatların katili çoğu zaman sizin bu duyarsız konforunuzdur.
Ve unutmayın:

Kürsüler sizin olabilir, ama hayatın gerçek sesi hâlâ sokakta atıyor.
Çünkü kürsü sizin… ama sokak bizim.

Kürsü Sizin, Sokak Bizim!
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir