Ergin Doğru
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Kutsallarımıza saldıran düşkünler!

Kutsallarımıza saldıran düşkünler!

featured

Reya Haq inancımızın en kutsal kapılarından biri olan Düzgün Bava mekanına saldırma cüreti gösteren, inancımızın izlerini ve nişanelerini yok ederek kendine ikbal inşa etmeye çalışan düşkünlerle yüz yüzeyiz. Her ne kadar yapılan saldırı definecilik olarak görülse de yaşanan aslında yolun edebinden, erkânından uzaklaşarak nefsini önüne alan düşkünleşmedir. Yaşamda hiçbir şey birbirinden bağımsız ele alınamaz; bir yerde mazlumun sesi az çıkıyor, zalim mazlum adına da söz kuruyorsa ters olan bir şey vardır. Orada yaşanan terslik aslında özden kopmuş, egemene benzemedir.

Jaru diyarda bugün yaşadığımız budur; yol talibi edebi, erkânı unutup zalimin sözüyle yürüyünce nefsini eline alıp her türlü değere saldırıyor. Çünkü onun için esas olan yolun ahlakı, felsefesi değil, bireysel hırsları ve çıkarlarıdır. Kutsalımız Düzgün Bava‘daki saldırı sonrası Düzgün Bava Cemevi yönetimi açıklamasında saldıranları tanımlarken “cüret etmek” olarak ortaya koymuş. Evet, sorun artık bu yolu unutmuş, ahlakı taşımayan yol evladının kendi kutsalına saldırmaya cüret edecek kadar cüretkâr olmasıdır. Eskiden ziyarette çiçeğe kıyamayan, ağacın dalına uzanmayan eller, yürekler; bugün dünya malı için kutsalın izlerini silmeyi göze alacak kadar pervasızlaşmış.

Kutsal mekanlarımıza, ikrarımıza ve hafızamıza yapılan bu saldırı, sadece toprağımıza değil, doğrudan inancımızın özüne, itikatımıza, geçmişimize ve geleceğimize dönüktür. Kimse Dersim’de türeyen-türetilen define avcılığını sistemden bağımsız düşünmesin. Bu tamahkarlığı besleyen; bireyi ve toplumu tüm ahlaki, itikadi ve toplumsal değerlerinden kopartan, uzaklaştıran sistemdir. Acı ama gerçek olan ise kutsalımız, sevdamız Dersim, her geçen gün dayatılan bu kirliliğe ve çürümüşlüğe mahkum edilmek isteniyor. Doğası, inancı, toplumu saldırılarla yok edilmek isteniyor.

Tablo kötü de olsa umudu kaybetmemeli; hala Hüseyni sevdaya, jaru diyara sahip çıkan, korumaya çalışan ve direnen Dersimlilerin varlığı, umudu koruyan ve büyüten güvencemizdir. Örneğin Düzgün Baba Cemevi‘nin saldırıya dönük açıklama ve duruşu, yine DAD’ın (Demokratik Alevi Dernekleri) hemen saldırıya tepki göstermesi, demokratik güçlerin ve halkın refleksi umudumuzu büyütüyor.

Düzgün Bava Cemevi‘nin açıklamasındaki şu iddialı duruş önemlidir:

“Düzgün Bava’nın her bir taşı, her bir karış toprağı inancımızın ve kimliğimizin asırlık şahididir. Bu kutsal mekanın maneviyatına el uzatanlar, Hak ve halk katında asla affedilmeyecektir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da inancımızı ve mekanlarımızı canımız pahasına korumaktan, her türlü kirli tezgahın karşısında dik durmaktan bir adım geri atmayacağız.”

Özcesi sevgili canlar, değerli canlar; peş peşe gelen Düzgün Bava ve Elif Ana saldırısı tüm yol evlatları için Aleviliğe dönük saldırının geldiği tehlikeyi gösteriyor. Şunu bilmeliyiz ki bu saldırılar toplumsallıkla aşılır. Onun için yol evlatları öze dönmeli, hakikat mücadelesini büyütmelidir. Bilmeliyiz ki toplumsallığımız hakikatimiz, hakikatimiz itikatımızdır. Yol evlatları olarak ikrarın gereği olarak kutsallarımıza sahip çıkalım ve jaru diyarı koruyalım.

Kutsallarımıza saldıran düşkünler!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter